YDS’de Çıkan Kelimeler (2013 Bahar)

2013 Bahar Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı’nda (YDS) çıkmış kelimeler.

1-6 arası kelimeler

Access (n) : Erişim, giriş
Dedication (n) : Adama, bağlılık
Insight (n) : Anlayış, iç görü, sezgi
Addiction (n) : Bağımlılık, düşkünlük
Tendency (n) : Eğilim, meyil
Applicable (adj): Uygulanabilir, geçerli
Penetrable (adj): İşlenebilir, nüfuz edilebilir
Notable (adj) : Göze çarpan, dikkate değer
Sustainable (adj) : Sürdürülebilir
Provable (adj) :Kanıtlanabilir
Incidentally (adv) : Tesadüfen, şans eseri
Hazardously (adv) : Tehlikeli bir şekilde
Thoroughly (adv) : Ayrıntılarıyla, bütün yönleriyle
Fatally (adv) : Ölümcül şekilde, kaçınılmaz şekilde
Offensively (adv) : Saldırgan bir şekilde
Extract (v) : Çıkarmak, aktarmak
Fulfill (v) : Uygulamak, yerine getirmek
Unify (v) : Birleştirmek, bütünleştirmek
Ensure (v) : Garantiye almak, temin etmek
Foster (v) : Teşvik etmek, geliştirmek
Take off : 1) Havalanmak, 2) Elbisesini çıkarmak
Hand down : Kuşaktan kuşağa geçmek
Throw up : Elinde atmak
Keep off : Uzak durmak, yaklaşmamak
Root out : Kökünden sökmek
Take out : Çıkarmak, çekip almak
Put aside : Askıya almak, kaldırmak
Bring down : İndirmek, devirmek
Figure out : Anlamak, çözmek
Count upon : Bel bağlamak, güvenmek

7-16 arası kelimeler

Particle (n) : Parça, tanecik
Existence (n) : Varlık, mevcudiyet
Decade (n) : 10 yıl
Distinguish (v) : Ayırt etmek, fark etmek
Predict (v) : Tahmin etmek
Victorious (adj) : Başarılı, zafer kazanmış
Gather (v) : Toplanmak, bir araya gelmek
Ally (n) : Müttefik
Reach (v) : Erişmek
Estabilish (v) : Kurmak
Rapid (adj) : Hızlı
Growth (n) : Büyüme
Spur (v) : Teşvik etmek
Glacier (n) : Buzul
Collapse (v) : Çökmek
Trap (v) : Tuzağa düşmek
Put forward : İleri sürmek, öne sürmek
Sustainability (n) : Sürdürülebirlik
Derive from (v) : Türemek, kaynaklanmak
Pipeline (n) : Boru hattı
Distribute (v) : Dağıtmak, taksim etmek

Particle (n) : Parça, tanecik
Existence (n) : Varlık, mevcudiyet
Decade (n) : 10 yıl
Distinguish (v) : Ayırt etmek, fark etmek
Predict (v) : Tahmin etmek
Victorious (adj) : Başarılı, zafer kazanmış
Gather (v) : Toplanmak, bir araya gelmek
Ally (n) : Müttefik
Reach (v) : Erişmek
Estabilish (v) : Kurmak
Rapid (adj) : Hızlı
Growth (n) : Büyüme
Spur (v) : Teşvik etmek
Glacier (n) : Buzul
Collapse (v) : Çökmek
Trap (v) : Tuzağa düşmek
Put forward : İleri sürmek, öne sürmek
Sustainability (n) : Sürdürülebirlik
Derive from (v) : Türemek, kaynaklanmak
Pipeline (n) : Boru hattı
Distribute (v) : Dağıtmak, taksim etmek

Response (n) : Cevap, karşılık, müdahale
Impoverished (adj) : Fakir, yoksul
Encounter (v) : Karşılaşmak, rastlamak
Infrastructure (n) : Altyapı
Shelter (n) : Barınak, sığınak
Outskirt (n): Kenar mahalle
Sewerage (n) : Kanalizasyon sistemi
Stove (n): Soba
Exhaust fumes : Egzoz dumanı
Unless (conj) : -medikçe, madıkça
Cut down on: Azaltmak, indirmek
Go in for : Alışkanlık edinmek, ilgilenmek
Fall behind with : Gecikmek
Make up for : Telafi etmek
For the sake of: Adına, uğruna

22-26 arası kelimeler

Continent (n) : Kıta
Abide by (v) : İtaat etmek, sadık kalmak
Prior to (prep) : -den önce
In force : Geçerli, yürürlükteki
Assert: İddia etmek, ileri sürmek
Territorial (adj) : Bölgesel
Sovereignty (n) : Egemenlik, hakimiyet
Avoid (v) : Kaçınmak
Treaty (n) : Anlaşma
Cooperation (n) : İşbirliği
Dispute (n) : Tartışma
Unresolved (adj) : Çözümlenmemiş
Jeopardize (v) : Tehlikeye atmak
Withdraw (v) : Geri çekilmek
Underestimate (v) : Küçümsemek, azımsamak
Deteriorate (v) : Kötüleşmek, kötüye gitmek

27-36 arası kelimeler

Vessel (n) : Gemi
Depend on (v) : Bağlı olmak
Expansion (n) : Yayılma, büyüme
Surpass (v) : Üstün gelmek, aşmak
Unique (adj) : Eşsiz, benzersiz
Timber (n) : Kereste
Vital (adj): Çok önemli, hayati
Alter (v) : Değişmek, değiştirmek
Intake (n) : Alınan miktar
Upheaval (n) : Karışıklık, kargaşa
Impact (n) : Etki
Overcome (v) : Üstesinden gelmek
Recession (n) : Ekonomik durgunluk
Stability (n) : İstikrar
Mobility (n) : Hareketlilik
Go bankrupt (v) : İflas etmek
Incentive (n) : Teşvik
Deficiency (n) : Eksiklik
Digestion (n) : Sindirim
Extraordinarily (adv) : Olağanüstü bir biçimde
Sacrifice (n) : Kurban
Fortification (v) : Sağlamlaştırma
Preserve (v) : Korumak
Extinguish (v) : Bastırmak
Proceed (v) : İlerlemek, devam etmek
Require (v) : Gerektirmek
Rely on (v) : Güvenmek, bel bağlamak
Widespread (adj) : Yaygın
Untangle (v): Karışık bir şeyi açmak
Exploit (v) : Faydalanmak, istismar etmek

37-42 arası kelimeler

Profound (adj) : Derin
Ongoing (adj) : Devam eden, süregelen
Exclusively (adv) : Özellikle, sadece
Superiority (n) : Üstünlük
Dominant (adj) : Baskın, egemen
Rather than (prep) : -den ziyade
Belief (n) : İnanç
Remains (n) : Kalıntılar
Prove (v) : Kanıtlamak
Significant (adj) : Önemli
Dependence (n) : Bağımlılık
Consumer (n) : Tüketici
Reveal (v) : Göstermek, ortaya çıkarmak

43-46 arası kelimeler

Mandate (v) : Şart koşmak
Widespread (adj) : Yaygın
Humble (adj) : Mütevazı, alçakgönüllü
Disguise (v) : Değiştirmek, gizlemek
Appreciate (v) : Takdir etmek, değer biçmek
Seek (v) : Araştırmak
Incontrovertible (adj) : Apaçık, inkar edilemez, tartışmasız
Embody (v) : Düzenlemek, belirtmek
Core (n) : Öz, esas, temel
Assimilate (v) : Özümsemek, benimsemek
Rectify (v) : Doğrulamak, düzeltmek
Unbiased (adj) : Tarafsız, ön yargısız
Debate (n) : Tartışma
Considerable (adj) : Dikkate değer, önemli
Ensure (v) : Temin etmek
Curriculum (n) : Müfredat
Enhance (v) : Artırmak
Objective (adj) : Tarafsız
Instil (v) : Fikri aşılamak

Utilize (v) : Kullanmak
Treat (v) : Tedavi etmek
Livestock (n) : Çiftlik hayvanı
Inadvertently (adv) : Bilmeyerek, yanlışlıkla
Resist (v) : Karşı koymak
Reproduce (v) : Üremek, çoğalmak
Cease (v) : Durdurmak, kesmek
Enforce (v) : Uygulamak, dayatmak
Poultry (n) : Kümes hayvanları
Animal husbandary (n) : Hayvancılık
Stall (n) : Ahır
Measure (n) : Önlem
Merely (adv) : Yalnızca
Contagious (adj) : Bulaşıcı
Eliminate (v) : Ortadan kaldırmak
Pandemic (n) : Salgın
Strict (adj) : Sıkı, sert
Crucial (adj) : Önemli, hayati
Restrict (v) : Sınırlamak
Irrespective of : Bakmaksızın, hesaba katmadan

51-54 arası kelimeler

Massive (adj) : Büyük
Explicit (adj) : Aşikar, belli
Prosperity (n) : Refah, bolluk
Implement (v) : Uygulamak
Precipitate (v) : Hız kazandırmak
Entirely (adv) : Tamamen, bütünüyle
Capitulate (v) : Silahları bırakmak
Comprehensive (adj) : Kapsamlı
Scope (n) : Faaliyet alanı, kapsam
Decline (v) : Çökmek (ekonomik açıdan)
Misguide (v) : Yanlış yönlendirmek
Prioritize (v) : Ön planda tutmak
Outcome (n) : Sonuç
Supply (v) : Temin etmek
Blame for (v) : Suçlamak
Prosper (v) : Büyümek, gelişmek

55-58 arası kelimeler

Run out of (v) : Tükenmek, bitmek
Raw material : Ham madde
Suffer from (v) : Muzdarip olmak
Turmoil (n) : Kargaşa, karışıklık
Drastic (adj) : Etkili, şiddetli
Finite (adj) : Sınırlı
Sparse (adj) : Kıt, seyrek
Pasture (n) : Mera, otlak
Take heed (v) : Dikkat etmek
Consequence (n) : Sonuç
Indicate (v) : Göstermek
Sell off (v) : Elinden çıkarmak, tümünü satmak
Mankind (n) : Insanlık

59-62 arası kelimeler

Credit with (v) : -e sahip olduğunu sanmak
Mounting (adj) : Sağlam, güçlü
Boost (n) : Artış, ivme
Endurance (n) : Dayanıklılık
Preliminary (adj) : Başlangıç, ön
Maintain (v) : Savunmak
Reap (v) : Semeresini almak
Contribution (n) : Katkı, destek
Prove (v) : Kanıtlamak
Dispute (v) : Tartışmak
Aware (adj) : Farkında
Incompatible (adj) : Uyumsuz, bağdaşmaz
Significant (adj) : Önemli
Participate in (v) : Katılmak
In advance : Önceden
Monitor (v) : Gözlemlemek
Intervention (n) : Müdehale
Exposed to (adj) : Maruz kalma
Treatment (n) : Tedavi

63-67 arası kelimeler

Squeeze (v) : Sıkmak
Fill out (v) : Doldurmak
Reduce (v) : Azaltmak
Release (v) : Yaymak (kimyasal madde)
Adjust (v) : Ayarlamak
Explosion (n) : Patlama
Adapt (v) : Adapte olmak
Lack (v) : Eksik olmak
Onlooker (n) : Izleyici
Docile (adj) : Uysal
Carry out (v) : Yapmak
As to (prep) : -e dair
Explanation (n) : Açıklama
Longevity (n) : Yaşam süresi
Gradual (adj) : Aşama
Repair (v) : Tamir etmek
Replace (v) : Değiştirmek
Thanks to (conj) : Sayesinde
Consume (v) : Tüketmek
Life expectancy : Ortalama ömür süresi
Extend (v) : Uzatmak
Easy-going (adj) : Rahat

68-71 arası kelimeler

Valid (adj): Geçerli
Angle (n) : Açı
Depend on (v) : Bağlı olmak
Rather than (prep): -den ziyade
Represent (v): Temsil etmek
Diverse (adj): Çeşitli
Valuable (adj) : Değerli
Excessive (adj): Fazla, aşırı
Become extinct (v) : Nesli tükenmek
Predict (v): Tahmin etmek
Reach (v) : Ulaşmak
Disastrous (adj): Felaket getiren
Peculiarly (adv): Alışılmışın dışında
Cruel (adj): Zalim
Progressively (adv): Gittikçe, ilerledikçe
Eventually (adv): Sonunda
Subsequent (adj): Müteakip, sonra gelen
Face (v):Yüzleşmek
No matter how (adv): Her nasıl olursa olsun
Varying (adj) : Çeşitli
Affect (v): Etkilemek
Bring about (v) : Neden olmak
Incremental (adj): Artan
Subject to (v): Bağlı olmak

72-75 arası kelimeler

Schedule (n) : Plan
Observer (n) : Gözlemci
Investigate (v) : Araştırmak
Predominantly (adv) : Ağırlıklı olarak
Crude (n) : Ham, çiğ
Mislead (v): Yanlış yönlendirmek
Make use of (v) : Yararlanmak
Objective (adj): Tarafsız
To what extent (adv): Ne ölçüde
Confine (v): Sınırlamak, kısıtlamak
Innovative (adj): Yenilikçi
Optimistic (adj): İyimser
Empower (v): Güçlendirmek
Entrepreneur (n): Müteşebbis, girişimci
Infant (n): Bebek
Discriminate (v): Ayrım yapmak
Diagnose (v) :Teşhis etmek
Deteriorate (v) : Kötüleşmek
unprecedented (adj): Benzeri görülmemiş
Disorder (n) : Bozukluk
Monitor (v) : İzlemek

Herb (n): Bitki
Enhance (v) : Artırmak
Cuisine (n) : Mutfak
Subtle (adj): Hemen göze çarpmayan
Gorgeous (adj): Görkemli, muhteşem
Explore (v): Keşfetmek
Apparent (adj): Açık, belli
Trigger (v): Tetiklemek
Remind (v): Anımsatmak, hatırlatmak
Cultivate (v) : Ekip biçmek
Rely on (v): Güvenmek, bel bağlamak
Extract (v): Çıkarmak
Ferment (v): Mayalamak
Decay (v) : Çürümek
Considerably (adv): Önemli ölçüde
Alter (v): Değişmek
Loss (n): Kayıp
Surround (v): Çevrelemek
Rational (adj): Mantıklı
Interaction (n): Etkileşim

A

abate : azalmak

abolish : yürürlükten kaldırmak

accelerate : hızlandırmak

accomplish : başarmak

accountfor : hesabını vermek,açıklamak

achieve : başarmak

acquire : kazanmak

act : hareket etmek

act as : -lık yapmak,etme

act on behalf of : nin lehinde

activate : harekete geçirmek

activein/on : da aktif olmak

adapt : uyarlamak

adjust : uydurmak,ayarlamak

administer : yönetmek

admonish : uyarmak

adopt : evlat edinmek

advance : ilerlemek

advertise : ilan etmek

advise : öğüt vermek

advocate : desteklemek

add : eklemek

address : hitap etmek

aid : yardım etmek

align : düz bir yere koymak

allocate : pay etmek,bölüştürmek

allow : izin vermek

amend : düzeltmek,ıslah etmek

analyze : analiz etmek,çözümlemek

anticipate : tahmin etmek,sezinlemek

apply : başvurmak

appoint : tayin etmek

appraise : değer biçmek,değerlendirmek

approve : uygun bulmak,hoş karşılamak

arbitrate : hakem sıfatıyla karar vermek

arrange : düzenlemek

articulate : açıkça ifade etmek

ascertain : tahkik etmek,soruşturmak

assemble : monte etmek,kurmak

assert : ileri sürmek,iddia etmek

assess : değerbilmek

assign (was) : ayırmak,tahsis etmek

assimilate : benzetmek,özümlemek

assist : yardım etmek

assume : sanmak,üzerine almak

assure : temin etmek,söz vermek

attain : ulaşmak,erişmek

attend : devam etmek,gidip hazır bulunmak

audit : dinlemek,denetlemek

augment : artırmak,artmak

author : yazmak,yazarlık yapmak

automate : otomatikleştirmek

avoid : kaçınmak,çekinmek

award : ödül,mükafat

avidity : gayret,heves,hırs

attract : cezbetmek,çekmek

available : elde edilebilir,müsait

attempt : teşebbüs etmek,denemek

attainment : achievement,başarı,elde etmek,marifet

attack : saldırmak

at once : derhal;aynı anda

astonished : hayret etmek,şaşkın olmak,şaşırmak

asset : (advantage) kıymetli şey,beceri,erdem

asset : servet;değerli nitelik

assassinate : suikast yapmak

ashamed : utanmak

artisan : zanaatçı,esnaf

article : makale;tanımlık;madde-fıkra;eşya-parça

argument : tartışma;sav,iddia

argue : tartışma,münakaşa,iddia etme

approval : tasvip,onay;resmi izin

approach : yaklaşım,tarz

apprehension : fear;korku,endişe;anlayış,kavrayış

appreciate : takdir etmek

apply : başvurmak,müracaat etmek,uygulamak

appetite : (desire for food) iştah,arzu

apparent : açık,apaçık,belirli

apparel : (clothing) kılık kıyafet

anticipate : tahmin etmek,ve ona göre davranmak

annual : yıllık,yıldönümü

ample : gerektiğinden çok,bol

amend : düzeltme,değiştirme

ambiguous : müphem,birden fazla anlama gelebilen

alter : change

ally : müttefik,dost

alliance : ittifak

aisle : sıralar arası,yol,geçenek

aid : yardım

agreeable : razı,hoş,iyi

affluent wealthy : varlıklı

affectionate : müşfik,sevecen

affair : olay,mesele,sorun

affable agreeable : rahat,dostça,anlaşılabilir

advanced : ilerlemiş,ileri

admirable : takdire değer

administrate : yönetmek,idare etmek

adjustable : ayarlanabilir,uyarlanabilir

adjust : ayarlamak,uydurmak,uymak

adequate : yeterli,uygun,elverişli

additional : ilave,ek

addiction : bağımlılık

addicted : bağımlı,tiryaki

adapt : uyum sağlamak

acute : keskin (düşünce),şiddetli;dar açı;çok çabuk tehlikeli bir biçime gelen hastalık

acknowledgement : onay,kabul etme,tasdik

achieve : başarma,elde etme

accused : sanık

accustomed : alışkın,alışılmış,her zamanki

accurate : kesin,doğru,yanlışsız

accountant : muhasebeci

accord : uzlaşma

accordingly : buna göre

accomplish : başarma,tamamlama

abundant : bol,çok

abstract : soyut

absurd : saçma,gülünç

absolute : tam,mutlak,kesin;tamamen

abruptly : aniden;ani ve nezaketsiz biçimde

abrogate : yürürlükten kaldırmak,(bir kanuna veya anlaşmaya) son vermek

abandon : terk etmek,vazgeçmek,bırakmak

 

B

backtrack : aynı yere geri dönmek

balance : dengede tutmak,karşılaştırmak

become : olmak,yakışmak

breakground : temel kazmak

brighten : şenlendirmek,aydınlatmak

bring : getirmek,neden olmak

bring out : ortaya çıkarmak,göstermek

budget : bütçe hazırlamak,planlamak

build : inşa etmek,kurmak

buy : satın almak

bury : gömmek,defnetmek;gizlemek,örtmek

burglar : (ev,dükkan) soyan hırsız

budget : bütçe

bump : vurma,toslama;şiş,tümsek

brutality : cruelty vahşilik

bruise : berelemek,ezmek;bere,ezik

briskly : quickly,energetically canlı ve istenilen tarzda;enerjik

bring down : indirim yapmak,düşürmek

briefly : kısa (biçimde),kısaca (özet olarak)

breakthrough : cepheyi yarıp geçmek;büyük buluş

break off : kırılıp ayrılmak,ilişiğini kesmek;birdenbire durmak

boundary : sınır

bound to : zorunlu,kesin,mutlaka

border : sınır

blunder : gaf,gaf yapmak

boost : artırmak,yükseltmek

bloom : çiçek açmak

blossom : çiçek açmak,canlanmak,gelişmek

blink : open and close,gözlerini kırpıştırmak

blame : suç,suçlamak

benefit : fayda,yarar

beneficial : faydalı

basis : temel,dayanak,öz

base : temel,esas;askeri üs

barely : zar zor,zorla

balance : denge,dengelemek

background : geçmiş,tecrübe,arka plan

 

27-36 bandındaki cümle tamamlama sorularında yer alan kelimelerin listesi;

vessels : gemi
stretches : bir uçtan bir uca gitmek
expansion : genişlemek
surpassed : aşmak, aştı
attempts: girişim, deneme
unique : tek, eşsiz
employed : uygulamak
ranging : değişiklik gösterme, değişme
timber : kereste, ağaç parçası

muscle : kas
ally : ortak
contours : dış çevre
strengthen : sıkılaşma
vital: hayati
ingredient : içerik
intake : almak
skeleton: iskelet

upheavals : düzensizlik,başkaldırı
gaining ground : ağırlık kazanmak
emphasis : vurgu
recession : durgunluk
mobility : hareketlilik

undoubted : şüphesiz
benefits : kar, getiri
bankrupt : iflas etmiş
associated : ilişkili
existing : var olan
purchase : satın almak
incentives : teşvik edici
historically : tarihi, tarihsel

digested : sindirilmiş
absorbed : emilmiş
assimilated : içine katılmış, asimile edilmiş
nutritional: beslenme
deficiency : eksiklik
chewed : çiğnenmiş
saliva : tükürük
pepsin : mide asiti
breakdown: parçalanmak

primarily : ilk olarak, önsel
recounting : hikaye anlatmak
extraordinarily : olağan üstü
diverse : dağılım
evolved : evrim geçirmek, gelişmek
hierarchical societies : hiyerarşik toplum, kast sistemi
sacrifice : kurban etmek
constructing : inşaa etmek
burial : gömü, mezar
fortifications : sığınak
emigrants : göçmen
oppression: baskı
tribes: kabile

log into : giriş yapmak
involves : dahil olmak
suggestible : önerilebilir
nicknames : rumuz, kullanıcı adı
widespread : yaygın
worth : değer, bedel

nests : kuş yuvaları
provide : sağlamak
clues : ip ucu
environment : çevre
complexity : karmaşıklık
untangles : anlaşılır hale getirmek, çözmek
genealogy : şecere, soy ağacı, soy bilimi
boyhood : çocukluk
untapped : dokunulmamış, delinmemiş
species : türler

enforcement : uygulama
exploiting : sömürme
permit : izin
demand : talep
piracy : korsanlık
tracking : izleme
abilities : yetenekler
transactions : transfer, ileti
via : üzerinden
secure : güvenilir

Bir önceki yazımız olan YDS'de En Çok Çıkan 3000 Kelime ve Örnek Cümleler başlıklı makalemizde İngilizce Kelime Ezberleme, İngilizcede En Çok Kullanılan Kelimeler ve Yds'de En Çok Çıkan Kelimeler hakkında bilgiler verilmektedir.

Incoming search terms:

  • 2013 yds de çıkan kelimeler
  • yds çıkan kelime
Bu yazı 163 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun