Üniversiteye Yeni Başlayacaklara Tavsiyeler

Paylaş
 
  • Önceliği derslerine ver. İpin ucunu kaçırırsan toparlaması zor olabilir. Derslerini önemsemeyip çok rahat takılırsan kendine kötülük edersin. Mesela arkadaşların 4 yılda 142 sınavla okuldan mezun olurken sen 5-6 yılda 270 sınavla mezun olmamalısın. Sonuçta mezun olmak için tüm dersleri geçmek zorundasın. Bir kerede geçmek varken neden 2, 3, 4 defa o dersi alasın. Final dönemi başkaları 8 sınava girerken sen 13 sınava girmemelisin.  En rahat öğrenci derslerini ilk aldığında geçen öğrencidir. Ayrıca burs alıyorsan üçten fazla dersten kaldığında bursun krediye dönüşür. Yatay geçiş istiyorsan da derslerinde başarılı olmalısın. İlerde akademik kariyer yapmak istiyorsan da ortalamanı mümkün olduğunca yüksek tutmalısın. Git, en ön sırada otur. Okulunu sahiplen, sev, orada mutlu olmaya bak.

 

  • Mümkünse İngilizce hazırlık eğitimi al. Ancak hazırlık eğitimini bir an önce atlanması gereken zorunlu bir şey olarak değil de hayat boyu seni bir adım öne taşıyacak değerli bir şey olarak gör. Birçok iş alanında iyi derecede yabancı dil bilmek aranan bir nitelik. Akademik kariyer yapmak istiyorsan da iyi seviyede yabancı dil bilmen gerekir. Kamu personelleri yabancı dille alâkası olmayan bir bölümde çalışsalar da dil tazminatı alırlar. Ayrıca sadece iş için değil, kişisel gelişim için de hazırlık eğiitimini hakkıyla tamamlamak gerekir.

 

  • “Şu okul bitse de kurtulsak” deme, her zamanın kendine göre güzellikleri vardır. Onları görmeye çalış. Emin ol ki yaşı ilerlemiş çoğu insan geriye dönüp baktığında üniversite yıllarını özlemle hatırlar. Yaşadığın anın güzelliklerine odaklan. Giden zaman geri gelmiyor. Kıymetini bil.

 

  • Okulun sana verdikleriyle yetinme. Kendini geliştirmeye çalış. Bölümün zor olabilir ama üniversiteden sonra mesleki ve kişisel anlamda kendini geliştirmek için o kadar vakit bulamayabilirsin. Muhtemelen çalışmaya başlayacaksın, bir aile kuracaksın ve bu tür şeylere daha az vaktin olacak.

 

  • Elinden geldiğince sosyal etkinliklere katıl, sanatla ilgilen. Hayatına keyif kat. Tiyatrolara, konserlere, konferanslara gidebilirsin. Öğrenci arkadaşlarınla geziler düzenleyip daha önce görmediğin yerleri keşfedebilirsin. Bir enstrüman çalmayı öğrenebilirsin. Kulüplere üye olabilirsin. Spor yapabilirsin. Daha birçok şey yapabilirsin üniversite hayatını keyifli kılmak için. Mezuniyetten sonra bunlar için de o kadar vaktin olmayabilir. Bol bol gez, dolaş, keşfet. Her an dersleri düşünüp kendini geliştirmeye odaklanırsan bir süre sonra bunalırsın. Her şey ölçüsünde güzel.

 

  • İyi arkadaşlar edin, özellikle ailesinden ayrı olanlar için yalnızlık sıkıcı olabilir, zamanına değer katacak dostların olsun ama “dostunla öyle dost ol ki bir gün düşmanın olabilir; düşmanınla öyle düşman ol ki bir gün dostun olabilir” sözünü de unutma. Ne kimseyi göklere çıkar ne de kimseyi yerin dibine sok. Ölçülü ol, abartma. Tabii ki arkadaşlık, dostluk güzel şeyler ama bunlar kolay da kazanılmıyor. Hemen herkese güvenip ilk görüşte sarılma. Yoksa hayal kırıklığın büyük olabilir. İyi bir dost olabilmek zaman içinde yaşanmışlıkları, hatıraları ve hepsinden önce güven duymayı gerektirir. Üniversite ortamında çok gördüm yediği, içtiği ayrı gitmeyen ama bir süre sonra birbirini görünce yolunu değiştirenleri. Bir de ortaokul ve lise yıllarındaki arkadaşlıkların muhtemelen hesapsızca ve safidir. Sadece maddi yönden değil, her yönden öyledir. Üniversitede ise insanların birçoğu daha hesaplı ve çıkar odaklı yaşıyor; ideolojileri ve dünya görüşleri de bakış açılarını daha çok etkiliyor. Haberin olsun. Bunları okuyunca da için kararmasın. Herkes aynı değil. Hayatının en değerli dostluklarını da üniversitede kazanabilirsin.

 

  • Yaşadığın şehri sevmeye çalış. Üniversite öğrencileri genellikle aileyi özleyince, arkadaş ortamına ısınamayınca şehri suçlamaya başlarlar ve depresif hallere girerler. Hiç buna gerek yok. Güzel bakarsan her yer güzeldir. Ne diyordu bir filmde? “Bir yerde mutlu, mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen burası dünyanın en güzel yeridir ama dünyanın en güzel yerini sevmezsen orası dünyanın en güzel yeri değildir.”

 

  • Mümkünse Erasmus yap. Böylece üniversite eğitiminin bir dönemini yurtdışında geçirebilirsin. Yurtdışında yaşamak, farklı kültürleri ve eğitim ortamlarını tanımak hayat ufkunu genişletebilir. Erasmus yabancı dil gelişimine de katkı sağlayabilir.

 

  • Ergenlik yılları geride kaldı. Sıradan biri olduğunu fark et. Burada yürüyüşünü bile kontrol eden okul müdürü, nöbetçi öğretmen yok. Kimse kimseyi umursamıyor. Kendi halindesin.

 

  • Bankaların verdiği her kredi kartını alma. Belki online alışveriş için bir tane lazım olabilir. Onu da ölçülü bir şekilde kullanmak şartıyla al, mümkün olduğunca az kullan. Borcunu zamanında öde. Elinde paran varsa harca. Borç almamaya bak, borç yüktür. Her isteyene de borç verme. Mutluluğu tüketimde arama. Daha öğrencilik yıllarında borç batağına sürüklenmiş nice insanlar gördü bu gözler.

 

  • Duygusal konularda arabesk olma. Hayatında olmayan ve olmayacak biri için en güzel yıllarını depresif geçirme. Mutlu olabileceğin insanlara hayatında yer ver.

 

  • Bol bol kitap oku. Kütüphaneye kaydol. Sadece ders kitaplarını okuma. Güzel kitaplar okuyup güzel müzikler dinle, güzel insanlarla tanış.

 

  • Mümkünse part-time da olsa çalış, para kazan. Kendi paranı kazanmanın verdiği hazzı yaşa. Paranı kontrol etmeyi, planlı harcamayı öğren.

 

  • Evde kalıyorsan ev idare etmeyi, yemek ve temizlik yapmayı öğren. İlerde faydasını görürsün.

 

  • Siyasi oluşumlardan uzak dur. Politikanın yeri üniversite değil. Siyasetçilik oynayanların yaptığını yaparak dünyayı kurtaracağını sanma. Uçlarda gezmeye de gerek yok. Her düşünceye saygı göstermeyi, farklılıkları zenginlik olarak görmeyi bil.

 

  • Eğitimin esnasında okuduğun yerden memnun değilsen merkezi yerleştirme puanı ile yatay geçiş yapabilirsin. Böylece sınava girmeden başka bir üniversiteye ve bölüme geçebilirsin. Haberin olsun.
Bu yazı 874 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun