YDS'de En Çok Çıkan 3000 Kelime ve Örnek Cümleler | ÖSYM Kılavuzu - Part 16
 

YDS’de En Çok Çıkan 3000 Kelime ve Örnek Cümleler

  • Pace: Hız, adım, adımlamak

The runners have noticeably quickened their pace.  /  Koşucular fark edilebilir şekilde adımlarını hızlandırdı. She took two paces forward.  /  O, ileri iki adım attı.

  • Package: Paket

The orders were already packaged up, ready to be sent.  /  Siparişler gönderilmeye hazır bir şekilde paketlenirdi zaten. packaged food  /  paketlenmiş yiyecek

  • Packaging: Ambalaj

Attractive packaging can help to sell products.  /  Çekici ambalajlar ürünleri satmaya yardımcı olabilir.

  • Packet: Paket

a packet of biscuits / bir paket bisküvi

  • Page: Sayfa

Turn to page 64  /  Sayfa 64’e dönün.

  • Painful: Acı

a painful death / acı bir ölüm

  • Pain: Ağrı, sancı

He felt a sharp pain in his knee. / O dizinde keskin bir ağrı hissetti.

  • Painter: Ressam, boyacı

He works as a painter and decorator. / O, bir boyacı ve dekoratör olarak çalışır. a famous painter / ünlü bir ressam

  • Painting: Boyama, resim, tablo

cave paintings / mağara resimleri Her hobbies include music and painting.  / Onun hobilerine müzik ve resim dahildir.

  • Paint: Boya, boyamak, resmetmek

a brightly painted car / parlak boyalı araba

  • Pair: Çift

pair of gloves  / bir çift eldiven

  • Palace: Saray

the royal/presidential palace  /  kraliyet/cumhurbaşkanlığı sarayı

  • Pale: Solgun

a pale complexion  /  solgun bir cilt You look pale. Are you OK?  /  Solgun görünüyorsun. İyi misin?

  • Panel: Panel, pano, levha

One of the glass panels in the front door was cracked.  /  Ön kapıdaki cam panellerden biri kırıktı.

  • Pan: Tava

a large stainless steel pan  /  büyük bir paslanmaz çelik tava

  • Pants: Pantolon

a new pair of pants  /  bir çift yeni pantolon

  • Paper: Kağıt

a package wrapped in brown paper  /  kahverengi kağıda sarılmış bir paket

  • Parallel: Paralel, benzer

parallel lines / paralel çizgiler a parallel case  /  benzer bir durum

  • Parent: Ebeveyn, aile

He’s still living with his parents.  /  O hala ebeveynleriyle yaşıyor. 

  • Park: Park, otopark, park etmek

You can’t park here.  /  Buraya park edemezsiniz.

  • Parliament: Parlamento, meclis

a Member of Parliament  /  Parlamento üyeleri

  • Particularly: Özellikle, bilhassa

Traffic is bad, particularly in the city centre. / Trafik kötü, özellikle şehir merkezinde.

  • Particular: Özellikle, özel, belirli

Is there a particular type of book his enjoys?    /  Onun özellikle hoşlandığı bir kitap türü var mı? We must pay particular attention to this point. / Özellikle bu noktaya dikkat etmemiz gerekmektedir.

  • Partly: Kısmen

He was partly responsible for the accident.  /  O kazadan kısmen sorumlu.

  • Partner: Partner, eş, ortak

a dancing partner / bir dans partneri a partner in a law firm  /  bir hukuk bürosunun ortağı a trading partner  /  bir ticaret ortağı

  • Partnership: Ortaklık, hissedarlık, işbirliği

He developed his own program in partnership with an American expert.  /  O, Amerikalı bir uzman ile işbirliği içerisinde kendi programını geliştirdi.

  • Part: Bölüm, parça

We spent part of the time in the museum.  /  Vaktimizin bir bölümünü müzede geçirdik.

  • Party: Parti, grup, eğlence

the Democratic and Republican Parties in the United States of Amerika /  Amerika Birleşik Devletletinde Demokratik ve Cumhurtiyetçi Partiler a birthday party / bir doğum günü partisi, eğlencesi

  • Passage: Geçit, pasaj

a secret underground passage  /  gizli bir yeraltı geçidi

  • Passenger: Yolcu

a passenger train  / bir yolcu treni

  • Passing: Geçen, geçiş

passing phase  /  bir geçiş aşaması I love him more with each passing day.  /  Onu her geçen gün daha çok seviyorum.

  • Pass: Geçmek

Several people were passing but nobody offered to help.  /  Birkaç kişi geçiyordu ama hiç kimse yardım teklif etmedi. The road was so narrow that cars were unable to pass.  /  Yol, arabaların geçemediği kadar  çok dardı.

  • Passport: Pasaport

a valid passport  /  geçerli bir pasaport I went through passport control.  /  Pasaport kontrolünden geçtim.

  • Past: Geçmiş

A week went past and nothing had changed.  /  Bir hafta geçip gitti ve hiçbir şey değişmedi.

  • Path: Yol, patika

a concrete path  /  beton bir yol the garden path  /  bahçe yolu

  • Patience: Sabır

My patience is wearing thin.  /  Benim sabrım tükeniyor.

  • Patient: Hasta, sabırlı

You’ll just have to be patient and wait till I’m finished.  /  Sen sadece ben bitirene kadar beklemek ve sabırlı olmak zorundasın.

  • Pattern: Desen, model, kalıp, örnek

a shirt with a floral pattern  /  çiçek desenli bir gömlek

  • Pause: Duraklama, ara, mola

After a brief pause, they continued climbing.  /  Kısa bir aradan sonra tırmanmaya devam ettiler.

  • Payment: Ödeme, ücret

What method of payment do you prefer?  /  Hangi ödeme yöntemini tercih edersiniz?

  • Pay: Ödeme, ücret

pay increase / ücret artışı

  • Peaceful: Huzurlu, sakin, barışçıl

peaceful protest / barışçıl bir protesto

  • Peace: Barış

war and peace / savaş ve barış The two communities live together in peace.  /  İki tpluluk barış içinde beraber yaşıyor. 

  • Peak: Zirve

Traffic reaches its peak between 8 and 9 in the morning.  /  Trafik sabah 8 ve 9 arasında zirveye ulaşır. She’s at the peak of her career.  /  O kariyerinin zirvesinde.

  • Pencil: Kurşun kalem, kalem

I’ll get a pencil and paper. / Ben bir kurşun kalem ve kağıt alacağım. coloured pencils / renkli kalemler

  • Penny: Peni (100 peni 1 pound), kuruş

He had a few pennies in his pocket. / Cebinde birkaç peni vardı.

  • Pen: Kalem

a new book from the pen of Martin Amis  /  Martin Amis’in kaleminden yeni bir kitap

  • Pension: Emeklilik, emekli maaşı

pension fund / bir emeklilik fonu

  • People: İnsanlar

At least ten people were killed in the crash.  /  Kazada en az on kişi öldü. There were a lot of people at the party.  /  Partide bir sürü insan vardı. He doesn’t care what people think of him. / O, insanların kendisi hakkında ne düşündüğünü umursamıyor. 

  • Pepper: Biber

fresh green peppers / taze yeşil biber

  • Per cent: Yüzde

a 15 per cent rise in price  /  fiyatta yüzde 15 artış House prices rose five per cent last year.  /  konut fiyatları geçen yıl yüzden beş arttı

  • Perfectly: Mükemmel, tamamen, kusursuzca

The TV works perfectly now.  /  TV şimdi mükemmel çalışıyor.

  • Perfect: Mükemmel, kusursuz

She speaks perfect English.  /  O kusursuz İngilizce konuşuyor.

  • Performance: Performans, verim, gösteri

The performance starts at seven. / Gösteri yedide başlıyor. an Oscar-winning performance from Kate Winslet  /  Kate Winslet’tan Oscar ödüllü bir performans.

  • Performer: Oyuncu, sanatçı

a seasoned performer / tecrübeli bir oyuncu

  • Perform: Gerçekleştirmek, yapmak, uygulamak

This operation has never been performed in this country. / Bu organizasyon bu ülkede hiç yapılmamıştır.  A computer can perform many tasks at once. / Bir bilgisayar aynı anda birçok görevi gerçekleştirebilir.

  • Perhaps: Belki

This is perhaps his best novel to date. / Bu, belki de onun bu zamana kadarki en iyi romanı.

  • Period: Dönem, süre

This offer is available for a limited period only.  /  Bu teklif sadece sınırlı bir dönem için kullanılabilir.

  • Permanent: Kalıcı, sürekli

a permanent job  /  kalıcı bir iş

  • Permission: İzin

You must ask permission for all major expenditure. / Siz, bütün büyük harcamalar için izin istemelisiniz.

  •  Permit: İzin, müsaade

There are fines for exceeding permitted levels of noise pollution.  /  İzin verilen gürültü kirliliği seviyesini aşmanın cezaları vardır.

  • Per: Başına, göre

60 miles per hour  /  Saat başına 50 mil

  • Personality: Karakter, kişilik

His wife has a strong personality. / Onun karısı güçlü bir kişiliğe sahiptir.

  • Personal: Kişisel

Of course, this is just a personal opinion.  /  Tabi ki bu sadece kişisel bir görüş.

  • Person: Kişi, şahıs, insan

He’s a fascinating person. /  O büyüleyici bir insan.

  • Persuade: İkna, inandırmak

Try to persuade him to come.  /  Gelmesi için onu ikna etmeye çalışın.

  • Pet: Evcil

Evcil bir köpek

  • Petrol: Benzin

the petrol tank of a car / bir arabanın benzin deposu

  •  Phase: Aşama, evre

the design phase  /  tasarım aşaması

  • Philosophy: Felsefe, dünya görüşü

the philosophy of science / bilim felsefesi a professor of philosophy  /  felsefe profesörü

  • Phone: Telefon, telefon etmek

Could you phone back later? / Daha sonra telefon eder misiniz?

  • Photocopy: Fotokopi

Send the photocopy of certificate /  Sertifikanın fotokopisini gönder.

  • Photographer: Fotoğrafçı

a portrait photographer  /  bir portre fotoğrafçısı

  • Photograph: Fotoğraf, fotoğrafını çekmek

He has photographed some of the world’s most beautiful women.  /  O, dünyanın en güzel kadınlarından bazılarının fotoğrafını çekti.

  • Photogaphy: Fotoğrafçılık

Her hobbies include hiking and photography.  /  Yürüyüş ve fotoğrafçılık onun hobilerindendir.

  • Photo: Fotoğraf

a landscape photo  /  bir manzara fotoğrafı

  • Phrase: ifade, tabir, sözcük grubu

a memorable phrase  /  unutulmaz bir ifade

  • Physically: Fiziksel, fiziksel olarak

mentally and physically handicapped  /  zihinsel ve fiziksel engelli I felt physically sick before the exam.  /  Ben sınavdan önce fiziksel olarak rahatsız hissettim.

  • Physical: Fiziksel

physical fitness / fiziksel sağlık He tends to avoid all physical contact. / O, bütün fiziksel temaslardan kaçınmaya eğilimlidir.

  • Physics: Fizik

a degree in physics  /  fizik derecesi

  • Piano: Piyano

piano teacher / bir piyano öğretmeni

  • Pick: Seçmek, almak, toplamak

Pick a number from one to twenty.  /  Birden yirmiye kadar bir numara seçin.

  • Picture: Resim, görüntü, resmetmek

A picture of flowers hung on the wall. / Duvarda asılı çiçeklerin bir resmi.

  • Piece: Parça

She wrote something on a small piece of paper. / O, kağıdın küçük bir parçasına bir şeyler yazdı.

  • Pig: Domuz

a pig farm / bir domuz çiftliği

  • Pile: Kazık, yığmak

The clothes were piled high on the chair.  /  Giysiler sandalyenin üzerine yığılıydı.

  • Pill: Hap, ilaç

a vitamin pill / vitamin hapı Take three pills daily after meals. / Yemeklerden sonra günde üç hap al.

  • Pilot: Pilot, kılavuz

The accident was caused by pilot error. / Pilot hatası kazaya neden oldu.

  • Pink: Pembe

The bedroom was decorated in pale pinks. / Yatak odası soğuk pembe halinde dekore edildi.

  • Pin: Tutturmak, sıkıştırmak

She pinned the badge onto her jacket. / O ceketinin üzerine rozart tutturmuştu. They pinned him against a wall and stole his wallet. / Onu duvara sıkıştırdılar ve cüzdanını çaldılar.

  • Pipe: Boru

hot and cold water pipes / sıcak ve soğuk su boruları

  • Pitch: Saha

After the game fans invaded the pitch. / Taraftarlar maçtan sonra sahayı işgal etti.

  •  Pity: Acımak, merhamet etmek, yazık

I don’t want your pity.  / Acımanı istemiyorum.

  • Place: Yer, mekan, yerleştirmek, koymak

He placed his hand on her shoulder. / O, ellerini onun omuzlarına koydu. A bomb had been placed under the seat.  /  Koltuğun altına bir bomba yerleştirilmişti.

  • Plain: Düz, sade, ova, yalın

a plain but elegant dress / sade ama şık bir elbise

  • Plane: Uçak, düzlem

They boarded the plane and flew to Chicago. / Onlar uçağa bindi ve Chicago’ya uçtu. the horizontal/vertical plane / yatay/dikey düzlem

  • Planet: Gezegen

the planets of our solar system / güneş sistemimizin gezegenleri

  • Planning: Planlama, tasarım

financial planning / finansal planlama

  • Plan: Plan, planlamak

Everything went exactly as planned. / her şey planlandığı gibi gitti. to plan an essay / bir kompozisyon planı

  • Plant: Bitki, dikmek

Plant these shrubs in full sun.  /  Bu çalıları tam güneşte dikin.

  • Plastik: Plastik

a plastic bag/cup/toy   /   bir plastik çanta/kupa/oyuncak

  • Plate: Tabak, plaka, levha

sandwiches on a plate  /  tabaktaki sandviçler

  • Platform: Platform

She used the newspaper column as a platform for her feminist views.  /  O feminist görüşleri için gazete sütununu bir platform olarak kullandı.

  • Player: Oyuncu

We’ve lost two key players through injury.  /  Sakatlık yüzünden iki kilit oyuncuyu kaybettik.

  • Play: Oyun, oynamak

the importance of learning through play  /  oyun yoluyla öğrenmenin önemi

  • Pleasant: Hoş, eğlenceli, güzel

What a pleasant surprise! / Ne hoş bir sürpriz!

  • Pleased: Memnun, hoşnut

She was very pleased with her exam results. / O, sınav sonuçlarından çok hoşnuttu.

  • Please: Lütfen, memnun etmek

You can’t please everybody. / Herkesi memnun edemezsiniz.

  •  Pleasure: Keyif, zevk, haz

Caring for a sick relative is a task that brings both pleasure and pain.  /  Hasta yakını için bakım hem keyif hem de acı veren bir görevdir.

  • Plenty: Bol, çok

There’s plenty more paper if you need it. / Eğer ihtiyacınız varsa daha çok kağıt var.

  • Plot: Komplo, kumpas kurmak

They were accused of plotting against the state. / Onlar devlete karşı kumpas kurmakla suçlandı.

  • Plug: Fiş, priz, tıkaç, tıkamak
  • Plus: Artı, pozitif

Two plus five is seven.  /  İki artı beş yedidir. The cost is £22, plus £1 for postage.  /  Fiyat 22 pound, artı pul için bir pounddur.

  • p.m. : öğleden sonra

The appointment is at 3 p.m.  /  Randevu öğleden sonra 3’te.

  • Pocket: Cep, cebe koymak

a coat pocket / ceket cebi I put the note in my pocket. / Cebime bir not koydum.

  • Poem: Şiir
  • I haven’t written a poem in six months. / Altı ay içinde bir şiir yazmadım.

 

  • Poetry: Şiir

epic/lyric/pastoral poetry /  epik/lirik/pastoral şiir

  • Pointed: Sivri

pointed teeth / sivri dişler

  • Point: Nokta, puan, işaret etmek, göstermek

She pointed in my direction. / O benim yönümü işaret etti.

  • Poisonous: Zehirli

This gas is highly poisonous.  /  Bu gaz son derece zehirlidir.

  • Poison: Zehir, zehirlemek

Exhaust fumes are poisoning our cities.  /  Egzoz dumanı şehirlerimizi zehirliyor.

  •  Pole: Kutup, direk

Their opinions were at opposite poles of the debate.  /  Onların düşünceleri tartışmanın zıt kutuplarındaydı. a tent pole / bir çadır direği

  • Police: Polis

A man was arrested by the police and held for questioning.  /  Bir adam sorgulanmak için alındı ve polis tarafından tutuklandı.

  • Policy: Politika

We have tried to pursue a policy of neutrality.  /  Biz tarafsızlık politikasını sürdürmeye çalıştık.

  • Polish: Parlatmak, cilalamak

He polished his glasses with a handkerchief.  /  O, bir mendille gözlüklerini parlattı.

  • Polite: Kibar, nazik

Please be polite to our guests. / Lütfen ziyaretçilerimize nazik olun. I don’t know how to make polite conversation.  /  Ben kibar konuşmanın nasıl yapılacağını bilmiyorum.

  • Politically: Siyasi açıdan

a politically sensitive issue / siyasi açıdan hassas bir konu

  • Politic: Siyasi

She became very political at university.  /  O, üniversitede çok siyasileşti.

  • Politician: Siyasetçi, politikacı

George Washinton was a good politician.  /  George Washinton iyi bir politikacıydı.

  • Politics: Siyaset

a major figure in British politics  /  İngiliz siyasetinde önemli bir figür

  • Pollution: Kirlilik

air/water pollution  /  hava/su kirliliği

  • Pool: Havuz

Does the hotel have a pool?  /  Otelin havuzu var mı?

  • Poor: Kötü, yoksul, fakir

They were too poor to buy shoes for the kids.  /  Onlar, çocuklarına ayakkabı almak için çok yoksullardı. We aim to help the poorest families. / Biz fakir ailelere yardımcı olmayı amaçlıyoruz.

  • Popular: Popüler, sevilen

This is one of our most popular designs. / Bu bizim en sevilen tasarımlarımızdan biri.

  • Population: Nüfus

One third of the world’s population consumes/consume two thirds of the world’s resources. / Dünya nüfusunun üçte biri dünya kaynaklarının üçte ikisini tüketir.

  • Port: Liman

Rotterdam is a major port city.  /  Rotterdam önemli bir liman şehridir.

  • Pose: Poz, poz vermek

He prefered a relaxed pose for the camera.  /  O, kamera için rahat bir poz vermeyi tercih etti.

  • Position: Pozisyon, konum, mevki

Where would be the best position for the lights?  /  Işıklar için en iyi konum neresi olurdu.

  • Positive: Pozitif, olumlu

She tried to be more positive about her new job.  /  O, yeni işi hakkında daha pozitif olmaya çalıştı.

  • Possession: Sahip olma, mülk, elinde bulundurmak

The manuscript is just one of the treasures in their possession.  /  El yazması onların sahip olduğu hazinelerden sadece biridir. The gang was caught in possession of stolen goods.  /  Çete çalıntı mal bulundurmaktan yakalandı.

  • Possess: Sahip olmak, tutmak, elinde bulundurmak

He was charged with possessing a shotgun without a licence. / O, lisansı olmayan bir tüfeği elinde bulundurmakla suçlandı.

  • Possibility: Olasılık, ihtimaldir

Bankruptcy is a real possibility if sales don’t improve.  /  Satışlar arttırılmazsa iflas sahici bir ihtimaldir.

  • Possible: Mümkün, olası

Expansion was made possible by the politics of USA government money. / Genişleme ABD hükümetinin para politikası ile mümkün olmuştur.

  • Possibly: Muhtemelen, belki, olabilir

—  Will you be in İstanbul next week? / /  Gelecek hafta İstanbul’da olacak mısın? — Possibly  / Olabilir

  • Post office: Postane

Where’s the main post office?  /  Ana postane nerede?

  • Post: Posta, postalamak, mesaj

Could you post this letter for me?  /  Benim için b mektubu gönderir misiniz?

  • Potato: Patates

Will you peel the potatoes for me?  /  Benim için patatesleri soyacak mısın?

  • Potential: Potansiyel, açığa çıkmamış

The European marketplace offers excellent potential for increasing sales.  /  Avrupa pazarı satışları arttırmak için mükemmel bir potansiyel sunmaktadır.

  • Pot: Tencere

pots and pans  / tencere ve tavalar

  • Pound: Pound, sterlin

I’ve spent £25 on food today. / Bugün yemekte 25 pound harcadım.

  • Pour: Dökmek, boşaltmak, akış

Pour the sauce over the pasta.  /  Makarnanın üzerine sos dökün. 

  • Powder: Toz, pudra, pudralamak

The snow was like powder.  /  Kar toz gibiydi.

  • Powerful: Güçlü, kuvvetli

one of the most powerful directors in Hollywood. / Hollywoodun en güçlü yönetmenlerinden biri

  • Power: Güç, enerji

He has the power to make things very unpleasant for us.  /  O, bizim için çok tatsız şeyler yapabilecek güce sahip.

  • Practically: Pratik olarak, hemen hemen, neredeyse

The theatre was practically empty.  /  Tiyatro neredeyse boştu.

  • Practical: Pratik, uygulamalı

practical solutions  /  pratik çözümler

  • Practice (Practise): Uygulama, pratik, alıştırma

The team is practicing for their big game on Friday. / Takım, Cuma günkü büyük oyunları için alıştırma yapıyor.  You need to practise every day.  /  Sizin her gün pratiğe ihtiyacınız var.

  •  Praise: Övgü, övmek, şükür

He praised his team for their performance.  /  O, performansları için takımını övdü.

  • Prayer: Dua, ibadet

prayers for the sick  /  hasta için dualar

  • Pray: Dua etmek, ibadet etmek

I’ll pray for you.  /  Senin için dua edeceğim.

  • Precisely: Kesinlikle, tam olarak, tam da, çok doğru

That’s precisely what I meant. / Kastettiğim şey tam da budur.

  • Precise: Kesin, tam

Can you give a more precise definition of the word?  /  Sözcüğün daha kesin bir tanımını verebilir misiniz?

  • Predict: Tahmin

It is impossible to predict what will happen.  /  Ne olacağını tahmin etmek imkansızdır.

  • Preference: Tercih, öncelik

I can’t say that I have any particular preference.  /  Ben herhangi bir belirli tercihim olduğunu söyleyemem.

  • Prefer: Tercih, yeğlemek

I prefer jazz to rock music.  /  Ben cazı rock müziğe tercih ederim. ‘Coffee or tea?’ ‘I’d prefer tea, thanks.’  /  ‘Kahve ya da çay?’ ‘Çay tercih ederim, teşekkürler.’

  • Pregnant: Hamile, gebe

My wife is pregnant.  /  Karım hamile. She’s six months pregnant.  /  O, altı aylık hamile.

  • Premises: Arazi, tesis

The company is looking for larger premises.  /  Şirket daha büyük bir tesis arıyor.

  • Preparation: Hazırlık

Careful preparation for the exam is essential.  /  İtinalı hazırlık sınav için gereklidir.

  • Prepared: Hazırlanan, hazırlanmış, hazır

We are not prepared to accept these conditions.  /  Biz bu koşulları kabul etmeye hazır değiliz.

  • Prepare: Hazırlamak, hazırlık yapmak

I was preparing to leave.  /  Ben ayrılmak için hazırlanıyordum.

  • Presence: Varlık, hazır bulunma

Her presence during the crisis had a calming effect.  /  Kriz sırasında onun varlığının sakinleştirici bir etkisi vardı.

  • Presentation: Sunum, tanıtım

The Mayor will make the effective presentation.  /  Belediye başkanı etkileyici bir sunum yapacaktır.

  • Present: Şimdiki, mevcut, hediye, sunmak, takdim etmek

The sword was presented by the family to the museum.  /  Kılıç aile tarafından müzeye takdim edildi.

  • Preserve: Korumak, muhafaza etmek, konserve

He was anxious to preserve his reputation.  /  O, itibarını korumak için endişeliydi. Efforts to preserve the peace have failed.  /  Barışı korumak için çabalar başarısız olmuştur.

  • President: Başkan

Several presidents attended the funeral.  /  Birkaç başkan cenaze törenine katıldı.

  • Press: Basın, basmak, sıkıştırmak

He pressed a handkerchief to his nose.  /  Burnuna bir mendil sıkıştırdı.

  • Pressure: Basınç

The nurse applied pressure to his arm to stop the bleeding.  /  Hemşire, kanamayı durdurmak için onun koluna basınç uyguladı.

  • Presumably: Tahminen, muhtemelen

I couldn’t concentrate, presumably because I was so tired.  /  Muhtemelen çok yorgun olduğumdan Konsantre olamadım.

  • Pretend: Taklit, numara yapmak, gibi yapmak

I pretended to be asleep.  /  Ben uyur gibi yaptım.

  • Pretty: Güzel, hoş

You look so pretty in that dress!  /  Bu elbisenin içinde çok hoş görünüyorsun.

  • Prevent: Önlemek

The accident could have been prevented.  /  Kaza önlenebilirdi.

  • Previous: Önceki

She is his daughter from a previous marriage.  /  O, onun bir önceki evliliğinden kızı.

  • Price: Fiyat

Can you give me a price for the work?  /  İş için bana bir fiyat verebilir misiniz?

  • Pride: Gurur, kibir

Success in sport is a source of national pride.  /  Spordaki başarı ulusal gurur kaynağıdır.

  • Priest: Rahip

the ordination of women priests  /  kadın rahiplerin koordinasyonu

  • Primarily: Öncelikle, başlıca

The person primarily responsible is the project manager.  /  Başlıca sorumlu kişi proje yöneticisi

  • Primary: Birincil, temel

Our primary concern must be the children.  /  Bizim temel kaygımız çocuklar olmalıdır.

  • Prime Minister: Başbakan

Prime Minister will make an important speech.  /  Başbakan önemli bir konuşma yapacak.

  • Prince: Prens

the Prince of Wales  /  Galler Prensi

  • Princess: Prenses

the Princess of Wales / Galler Prensesi

  • Principle: İlke, prensip

There are three fundamental principles of teamwork.  /  Ekip çalışmasının üç temel ilke vardır.

  • Printer: Yazıcı

a laser printer  /  bir lazer yazıcı

  • Priority: Öncelik

Our first priority is to improve standards. / Bizim birinci önceliğimiz standartlarımızı yükseltmektir.

  • Prior: Önceki, eski, kıdemli

 

  • Prisoner: Mahkum, tutuklu

They are demanding the release of all political prisoners.  /  Onlar bütün siyasi tutukluların serbest bırakılmasını talep ediyor.

  • Prison: Cezaevi, hapishane

She is in prison, awaiting trial.  /  O hapishanede, duruşmayı bekliyor.

  • Private: Özel

a private guest  /  özel bir konuk

  • Prize: Ödül

I won £500 in prize money.  /  500 pound para ödülü kazandım.

  • Procedure:  Prosedür, yöntem

maintenance procedures  /  bakım prosedürleri

  • Proceed: Devam etmek, ilerlemek

Work is proceeding slowly.  /  Çalışma yavaş ilerliyor. We’re not sure whether we still want to proceed to the sale.  /  Biz hala satışa devam etmek isteyip istemediğimizden emin değiliz.

  • Process: Süreç

We’re in the process of selling our house.  /  Evimizin satış sürecindeyiz.

  • Produce: Üretmek

a factory that produces pencil  /  kalem üreten bir fabrika

  • Producer: Üretici

Libya is a major oil producer.  /  Libya önemli bir petrol üreticisidir.

  • Production: Üretim

The new model will be in production by the end of the year.  /  Yeni model yıl sonuna kadar üretimde olacak.

  • Product: Ürün

We need new product to sell. /  Satmak için yeni ürüne ihtiyacımız var.

  • Professional: Profesyonel, uzman

the terms that doctors and other health professionals use  /  doktorların ve diğer sağlık uzmanlarının kullandığı terimler

  • Profession: İş, meslek

She was at the very top of her profession.  /  O, mesleğinin çok üstündeydi.

  • Professor: Profesör

a chemistry professor  /  bir kimya profesörü

  • Profit: Kâr, fayda

The sale generated record profits.  /  Satış rekor kâr meydana getirdi. 

  • Programme (Program) : Program

The final section of road is programmed for completion next month.  /  Yolun son bölümünün önümüzdeki ay tamamlanması planlandı.

  • Progress: İlerleme, gelişme

The course allows students to progress at their own speed.  /  Ders öğrencilerin kendi hızında ilerlemesini sağlar.

  • Project: Proje, tasarı, planlamak

The next edition of the book is projected for publication in March. / Kitabın bir sonraki baskısının Mart ayında yayınlanması planlanıyor.

  • Promise: Söz vermek

She kept her promise to visit her aunt regularly.  /  O, düzenli olarak teyzesini ziyaret etmek için verdiği sözü tuttu.

  • Promote: Teşvik etmek, desteklemek

a campaign to promote awareness of environmental issues  /  çevresel konularda bilinci teşvik etmek için bir kampanya

  • Promotion: Promosyon, tanıtım, özendirme

The new job is a promotion for him.  /  Yeni işi onun için bir promosyondu.

  • Promptly: Zamanında, gecikmeden, hemen

They arrived promptly at two o’clock.  /  Onlar saat ikide gecikmeden geldi.

  • Prompt: Teşvik etmek, istekte bulunmak, hemen, çabuk

The discovery of the bomb prompted an increase in security.  /  Bombanın keşfi güvenlikte bir artışı teşvik etti.

  • Pronounce: Telaffuz etmek, okunuş, söyleniş

Very few people can pronounce my name correctly.  / Benim ismimi çok az insan doğru bir şekilde telaffuz edebilir.

  • Pronunciation: Telaffuz, söyleniş

There is more than one pronunciation of ‘garage’.  /  ‘Garage’ın birden daha fazla telaffuzu var.

  • Proof: Kanıt, delili

Keep the receipt as proof of purchase.  / Satın almanın delili olarak makbuz tutun

  • Properly: Düzgün, uygun bir şekilde

When will these kids learn to behave properly?  /  Bu çocuklar düzgün bir şekidle davranmayı ne zaman öğrenecekler?

  • Proper: Uygun, doğru

Please follow the proper procedures for dealing with complaints.  /  Lütfen şikayetlerin ele alınması için uygun prosedürleri takip ediniz.

  • Property: Mülkiyet, mal

This building is government property. / Bu bina devlet malı.

  • Proportion: Oran

Water covers a large proportion of the earth’s surface.  /  Su yeryüzünün büyük bir oranını kapsar. The proportion of regular smokers increases with age.  /  Düzenli sigara içenlerin oranı yaşla birlikte artar.

  • Proposal: Teklif, öneri

His proposal that the system should be changed was rejected.  /  Onun sistem değişmeli önerisi reddedildi.

  • Propose: Önermek, teklif etmek

What would you propose? / Ne önerirsiniz? The government proposed changes to the voting system.  /  Hükümet oylama sisteminde değişiklikler önerdi.

  • Prospect: İhtimal, beklenti

There is no immediate prospect of peace.  /  Şu an barış ihtimali yok.

  • Protection: Koruma

data protection laws  /  veri koruma yasaları

  • Protect: Korumak, savunmak

Our aim is to protect the jobs of our members.  /  Amacımız üyelerimizin işlerini korumaktır.

  • Protest: Protesto, itiraz

Students took to the streets to protest against the decision.   /  Öğrenciler karara karşı protesto için sokaklara döküldü.

  • Proudly: Gururla

She proudly displayed her prize.  /  O, gururla ödülünü gösterdi.

  • Proud: Gurur

I feel very proud to be a part of the team.  /  Ben takımın bir parçası olmaktan çok gurur duyuyorum.

  • Prove: Kanıtlamak, ispatlamak

They hope this new evidence will prove her innocence.  /  Onlar, bu yeni delillerin onun masumluğunu kanıtlayacağını umuyor.

  • Provide: Sağlamak, karşılamak

We are here for provide a service to the public.  /  Biz halka bir hizmet sağlamak için buradayız.

  • Providing: Şartıyla, koşulu ile

 

  • Publication: Yayın

the publication date  /  yayın tarihi

  • Publicity: Tanıtım, propaganda

publicity material  /  propaganda malzemesi

  • Public: Kamu, genel, halk, halka açık

The palace is now open to the public.  /  Saray şimdi halka açıktır.

  • Publishing: Yayıncılık

a publishing house / bir yayınevi

  • Publish: Yayımlamak, basmak, çıkarmak

The first edition was published in 2007.  /  İlk baskı 2007’de yayımlandı

  • Pub: Meyhane, bar, birahane

We went to pub last night.  /  Biz dün gece meyhaneye gittik.

  • Pull: Çek, çekiniz

please pull door  /  lütfen kapıyı çekiniz

  • Punch: Yumruk

Landed a punch on Lorrimer’s nose.  /  Lorrimer’in burnuna bir yumruk indi.

  • Punishment: Cezalandırma, ceza

What is the punishment for murder?  /  Cinayet için ceza nedir? The punishment should fit the crime.  /  Cezalandırma suça uygun olmalıdır.

  • Punish: Cezalandırmak, ceza vermek

He was punished for refusing to answer their questions.  /  O, onların sorularını cevaplamayı reddettiği için cezalandırıldı.

  • Pupil: Öğrenci, gözbebeği

She now teaches only private pupils.  /  O, şimdi sadece özel öğrencileri eğitiyor. Her pupils were dilated.  /  Onun gözbebekleri genişledi.

  • Purchase: Satın alma

The equipment can be purchased from local supplier.   /  Ekipman yerel tedarikçiden satın alınabilir. 

  • Purely: Tamamen, sadece

The charity is run on a purely voluntary basis.  /  Hayır kurumu tamamen gönüllülük esasına göre çalışır.

  • Pure: Saf, temiz

These shirts are 100% pure cotton.  /  Bu gömlekler % 100 saf pamuk.

  • Purple: Mor

His face was purple with rage.  /  Yüzü öfkeden morardı. She was dressed in purple.  /  O mor giyinmişti.

  • Purpose: Amaç, maksat, gaye

The purpose of the book is to provide a complete guide to the university.  /  Kitabın amacı üniversite için tam bir kılavuz sağlamaktır.

  • Pursue: Takip etmek, izini sürmek, kovalamak, sürdürmek

We intend to pursue this policy with determination.  /  Biz kararlılık ile bu politikayı sürdürmeyi planlıyoruz.

    • Push: İt, itiniz

nex The car won’t start. Can you give it a push?  /  Araba çalışmıyor. Bir iter misiniz?

  • Put: Koymak, yerleştirmek

Did you put sugar in my coffee?  /  Kahveme şeker koydun mu?

Bu yazı 109570 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

102 adet yorum var.

  1. Eser dedi ki:

    Teşekkürler güzel bir site ama “M” harfinden sonraki kelimeler neden yok acaba?

  2. The Jordan dedi ki:

    ARKADAŞIM SAGOL AMA M HARFİNDEN SONRAKİLER YOK. KAYNAK SİTEYİ YAYINLA DA ORADAN BAKALIM. YARI YOLDA KOYMAYIN BİZİ.

  3. Cem dedi ki:

    M harfinden devamını bekliyoruz hocam teşekkür ederim

  4. merve dedi ki:

    Merhabalar,güzel bir çalışma olmuş fakat devamını da yayınlar mısınız. Eğer mümkünse klasör halinde bulunuyorsa mail hesabıma atmanızı rica etsem ?

  5. karakuzu dedi ki:

    devamııııııııııııııııı

  6. Yılmaz ÇETİN dedi ki:

    Merhabalar her şeyden önce büyük emek harcayarak, toplum yararına böyle bir çalışmayı paylaştığınız için bütün samimiyetimle teşekkür ederim. Ben Doktora eğitimi için önümüzdeki YDS’ye kendi imkan ve olanaklarımla hazırlanıyorum. Kelime sorularında neye dikkat etmeliyim ve nasıl bir tavsiyeniz olur, ayrıca kelimeler “M”den sonra yok bana rica etsem eposta adresime bu yapmış olduğunuz çalışmanın devamını atarmısınız. Saygılarımla…

  7. yakup dedi ki:

    admin lütfen m harfinden sonrasını yayınlarmısın.

  8. biyolog dedi ki:

    güzel çalışma ellerinize sağlık. M harfinden sonrasını da sabırsızlıkla bekliyoruz.

  9. kelebak dedi ki:

    çok güzel bir paylaşım lakin M’den sonraki kelimeleride bir an önce paylaşırsanız çok büyük hayır duası alırsınız.

  10. gizem dedi ki:

    lütfen M harfinden sonrasını da yayınla

  11. Seyit dedi ki:

    Gerçekten Çoooook güzel bi çalisma olmuş hazirlayanlardan Allah razi olsun…Lütfen bizi yari yolda birakmayin M harfindan sonrakilari da yayinlarsaniz cooook seviniriz…sinava az kaldi… Tekrar Teşekkur ederim….

  12. elif funda kuru dedi ki:

    lütfen en kısa zamanda m harfinden sonraki kelimeleri ekleyebilir misiniz?kelimeler çok güzel ve rahat çalışılıyordu.sınava az kaldı.diğer kaynaklar bu kadar rahat çalışılmıyor.

  13. bilal ÇUN dedi ki:

    Tebrikler çok iyi olmuş emeğinize sağlık çok teşekkür ederim.

  14. ALİ ATEŞ dedi ki:

    EMEĞİNİZ İÇİN ÇOK AMA ÇOK TEŞEKKÜRLER ÇOK FAYDALI OLACAĞINA İNANIYORUM BU ÇALIŞMANIN EMEĞİ OLAN HERKEZE TEŞEKKÜRLER.

    M OLAYDI İYİYDİ 🙂

  15. yasir dedi ki:

    yaz aylarına girdik. Beklemedeyiz..

  16. burak dedi ki:

    devamı yayınlanacak mı acaba?

  17. MEHMET İNCE dedi ki:

    çok güzel birkaynak elinize sağlık allah razı olsun m harfinden sonrasını da gönderebilirseniz çok mutlu olacağız şimdiden teşekkürler

  18. gökhan dedi ki:

    M harfinden sonraki bütün harflerinde eklenmesini rica ediyorum ,nezaman yüklersiniz acaba tam dosyası varsa gmail hesabıma atmanızı istiyorum mümkünse . bu tür çalışmalarınızın çoğalması ile birlikte iyi çalışmalar

  19. yusuf dedi ki:

    admin N harfini bekliyoruz , lütfen ….

  20. Huseyin dedi ki:

    Çok güzel olmuş, fakat yarıda kalmış.

  21. Murat dedi ki:

    Çok güzel bir çalışma Allah razı olsun M den sonrasını da bekliyoruz

  22. gamze dedi ki:

    yaz bitiyor siz daha paylaşmadınız

    • admin dedi ki:

      15 Ağustosta hepsi tamamlanmış olacak efendim.

      • Allah razı olsun admin sonunda tamamliyorsunuz galeba bayadır sizi takip ediyordum ne zaman tamamlicaksiniz diye…bugün farkettim N ve O harfini de eklemiişsiniz…15 ağostusta tamamlarsaniz süper olacak…şimdide emeği geçen herkese teşekkürler ederim….ellerinize sağlık

        • admin dedi ki:

          Rica ederim. Sizden de Allah razı olsun… En kısa zamanda tamamlayacağız inşallah. Saygılar, iyi çalışmalar…

          • Pardon 07.Eylül’e kadar tamamlarsaniz sevinirim diye yazacaktım 15 Ağustos yazmışım 🙂 bi düzeltme yapım istedim 🙂 yine de çok teşekkürler bugün baktım R harfına kadar tamamlamişsiniz….inşallah yakın zamanda tamamlanacaktır….Ellerinize tekrar sağlık

          • admin dedi ki:

            Tamamlayacağız inşallah. Teşekkürler, sağ olun 🙂

  23. benzin dedi ki:

    Admin paylaşım için teşekkürler hepsi tamamlanınca mükemmel olacak herkese iyi çalışmalar.

  24. onur dedi ki:

    Güzel bir çalışma umarım hepsi tamamlanır teşekkürler.

  25. benzin dedi ki:

    15 ağustosta tamamlanacak demiştiniz acaba devamı gelecek mi?

  26. serkan dedi ki:

    sayın admin, elinize emeğinize sağlık. çok yararlı bir paylaşım olmuş ayrıca sitede çok güzel..Allah razı olsun.

  27. Ebru dedi ki:

    Hakkaten cok faydali olmus ya emege saglik kim ya da kimler hazirladiysa, cok tesekkurler. Takipteyim devami da gelir umarim yakinda.

  28. aysu dedi ki:

    Emeğinize sağlık, çok faydalı bi çalışma olmuş.

  29. yunus emre alper dedi ki:

    hiç sevmedim ben bu siteyi şikayiçiyim iyreç aradan cümeleri bulamıyom 1 saat tir dolaşıyom

  30. jeff buckley dedi ki:

    S’den sonrası ne zaman gelecek acaba?

  31. ilgili dedi ki:

    S’den sonrası ne zaman gelecek?

  32. enes dedi ki:

    Emeğinize sağlık.gerçekten çok özel ve güzel bir çalışma herkesin işine yarayacak bir çalışma.Acaba bu kelimelerin word dosyası olarak indire bileceğimiz bir alternatif var mı ? Şimdiden teşekkür ederim.Kolay gelsin 🙂

  33. gunay dedi ki:

    Emeği geçenlere Tesekkurler, guzel çalışmalarınızin devamini dilerim. Cok faydali bir calisma oldu benim için. Sevgiler,,

  34. Zafer(victory) dedi ki:

    Bu kelimelerin çok yararlı olacağına inanıyorum fakat A-Z’ye tüm kelimeler olursa daha iyi olur. Emeğinize sağlık 🙂

  35. ozay dedi ki:

    kelimeler cok asagi seviyede.gunluk konusma yada okumada karsina cok ciktigindan hepsini biliyorum, ahim sahim bilinmeyecek bi kelime yok

  36. Zafer BEKTAŞ dedi ki:

    Merhaba bende sizi kutluyorum elinize saglık

  37. Zafer BEKTAŞ dedi ki:

    Elinize sağlık …

  38. Aydoğan dedi ki:

    Ellerinize kollarınıza sağlık çok güzel olmuş Allah razı olsun

  39. hulya dedi ki:

    S harfinden sonrakiler ne zaman eklenecek acaba? tamamlarsanız çok memnun olurum.

  40. kerem dedi ki:

    kim ne derse desin böylesi bir çalışma başka hiçbir yerde bedava yok. i. hakkı mirici nin kitabı var ama bedava değil. helal size arkadaşlar. yds için birebir. “t” harfinden sonrasını da bekliyorum. emeğinize, elinize kolunuza sağlık…

  41. Aysel :) dedi ki:

    Merhaba. Çok değerli bir paylaşımda bulumuşsunuz teşekkür ediyorum.T harfinden sonrakileri de yayınlarsanız YDS için bulunmaz bir kaynak olacaktır. Bahardaki YDS ye hazırlanan biri olarak dört gözle bekliyorum.

  42. Zafer BEKTAŞ dedi ki:

    Tesekkür ederim

  43. Zafer BEKTAŞ dedi ki:

    inşallah hepimize yararlı olur.sayglarımı sunarım

  44. Zafer BEKTAŞ dedi ki:

    çok teşekkürler

  45. Erkan dedi ki:

    Bunlar YDS kelimeleri değil. Neredeyse hepsi pre-intermediate seviyesi. İnsanların vaktini çalmayın YDS yazarak. Ama ingilizceye yeni başlayanlar için güzel bir kaynak.

  46. Turgay Selim CANGARLI dedi ki:

    Çok güzel bir çalışma… Hepinizin ellerine ve emeklerine
    sağlık..

  47. enigma teras dedi ki:

    Admin S’den sonrası ne zaman yayınlanacak?

  48. kerem dedi ki:

    hocam bu işi yarım bıraktınız. oldu mu şimdi? bir o kadar da takipçiniz olmasına rağmen acaba çalışmanızı tamamlama konusunda çekimser kalmanızın geçerli bir sebebi var mı?

  49. Kubilay dedi ki:

    Merhaba. Çalışma çok iyi! Çok teşekkür ediyorum.

  50. kazim dedi ki:

    Harika bir çalışma olmuş çok dua alıyorsunuz. Haberiniz olsun.

  51. alamarat dedi ki:

    kardeş ellerine sağlık.
    harikasın sen.

  52. Taner dedi ki:

    Bunları buraya koyandan Allah Razı olsun. Süpersiniz. Bu emek takdiri hak eder. o kadar işime yaradı ki… püüüü …. kelimeler kifayetsiz.

  53. zugo32 dedi ki:

    merhaba acaba ne zaman tamamlarsınız diye sorucaktım da çünkü bu yıl son senem ve sınava gireceğim ?

  54. Zehra Aktan dedi ki:

    Merhaba,
    T harfinden sonraki kelimeler nerede ?

  55. Umut dedi ki:

    Allah razı olsun yapandan yaptırandan. YDS’de emek veren bütün arkadaşlara başarılar.

  56. ahmet dedi ki:

    Elinize emeğinize sağlık , umarım en kısa zamanda t harfinden sonrası da gelir.

  57. fatma sönmez dedi ki:

    Çok güzel bir kaynak olmuş hakkınızı helal edin.

  58. okan dedi ki:

    Merhabalar. Bunun rusça icin olan versiyonunu da yaparsaniz cok buuk sevap islersiniz 🙂

  59. Melike Akdoğan dedi ki:

    Merhaba; T harfinden sonrasını da sabır ve dua ile bekliyoruz. 🙂

  60. Bilgehan dedi ki:

    Merhaba. Lütfen ”M” harfinden sonrasınıda yayınlar mısınız sınav kapıda , yaklaştı. Bu arada çok güzel olmuş emeğinize sağlık.

  61. hazelitam dedi ki:

    eksik harflerin devamını ne zaman yayınlıycaksınız acaba dört gözle beklemekteyiz saol çok saolun yardımlarınız için :)))

  62. Caner İLİDİ dedi ki:

    çok başarılı fakat pdf halinde dosya olarak yokmu indirebilmek için

  63. sait dedi ki:

    lütfen t den sonrasını da eklermisiniz

  64. yeşim özbek dedi ki:

    Admin Lütfen U harfinden sonrasını da ekleyebilirmisin lütfen çok çok ihtiyacım var teşekkür ederim

  65. Adem dedi ki:

    Rica etsem T den sonrasin eklermisiniz? Tesekkurler

  66. bekir çelik dedi ki:

    Teşekkürler, çok başarılı bir çalışma olmuş, U harfinden sonrasını da tamamlarsanız çok iyi olur, kolay gelsin, iyi çalışmalar…

  67. Nur dedi ki:

    Elinize saglik peki sadece bu kadar mı?

  68. AZİZMERCAN dedi ki:

    Ellerinize sağlık .Çok güzel ve faydalı olmuş.Teşekkürler

  69. esin dedi ki:

    Allah razı olsun çok faydalı oldu emeğinize sağlık.

  70. emin akbalık dedi ki:

    admin v harfinden sonrasını da koyabilirmisin???

  71. nehir okay dedi ki:

    Merhaba. V harfinden sonrası da eklenecek mi acaba? Şimdiden teşekkürler.

  72. fatih dedi ki:

    Ellerinize sağlık bu güzel ve yararlı paylaşım için, ‘U’ dan sonrasını da sabırsızlıkla bekliyoruz , teşekkürler 🙂

  73. bülent dedi ki:

    Elinize sağlık, hadi son bir gayret, w,x,y,z’yi bekliyoruz.

  74. ÇETİN dedi ki:

    NASIL İNDİREBİLİRİZ.HARİKA BİR ÇALIŞMA ELİNİZE EMEĞİNİZE SAĞLIK

  75. Ahmet dedi ki:

    Çalışma için Allah razı olsun

  76. Şafak dedi ki:

    EMEĞİNİZE sağlık.X,Y,Z bekliyoruz.

  77. urgan dedi ki:

    merhaba, elinize sağlık harika bir çalışma olmuş

  78. Jerfi dedi ki:

    abi bu ne ya! bence bunlar klasik sözlükteki ilk bilmem kaç kelime

  79. Istanbul ithalat - ithal Çin ürünleri dedi ki:

    Pardon adminim. Gördüm. Cevap için çok çok teşekkür ederim.

  80. Oguz dedi ki:

    Hocam iyi günler. Ben bu yayınladığınız kelimelerin çıktısını alıp çalışabilir miyim sizin için bir mahsuru yoksa?

  81. Alper dedi ki:

    Çok kıymetli bir çalışma. Hakkınızı helal edin. Elinize kolunuza zihninize sağlık. Allah razı olsun

  82. ceros dedi ki:

    hocam mrb. YDS altyapım buradaki kelimeleri kopyalayıp cıktısını almam lazım ızın verır mısınız?

  83. Leyla dedi ki:

    Çok teşekkür ederim çok faydalı Allah razı olsun emeklerinize sağlık 😊

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun