YDS'de En Çok Çıkan 3000 Kelime ve Örnek Cümleler | ÖSYM Kılavuzu - Part 5
 

YDS’de En Çok Çıkan 3000 Kelime ve Örnek Cümleler

  • Each: Her, her bir

Each answer is worth 20 points.  /  Her cevağ 20 puan değerindedir.

  • Each other: Birbiri, birbirine, birbirini

They looked at each other and laughed.  /  Onlar birbirine baktı ve güldü. We can wear each other’s clothes.  /  Biz birbirimizinm elbiselerein giyebiliriz.

  • Ear: Kulak

She whispered something in his ear.  /  Onun kulağına bir şeyler fısıldadı.

  • Early: Erken, ilk, eski, erkenden

We arrived early the next day.  /  Biz ertesi gün erkenden vardık.

  • Earn: Kazanmak, para kazanmak

He earns about $40000 a year.  /  O bir yılda yaklaşık 40000 dolar kazanır.

  • Earth: Dünya, toprak, yeryüzü

The earth revolves around the sun.  /  Dünya güneşin etrafında döner. I must be the happiest person on earth!  /  Yeryüzündeki en mutlu kişi olmalıyım.

  • Ease: Kolaylaştırmak, hafifletmek, rahat, kolaylık

The plan should ease traffic congestion in the town.  /  Plan kasabadaki trafik sıkışıklığını rahatlatmalı.

  • Easily: Kolayca, muhtemelen

The museum is easily accessible by car.  /  Araba ile kolayca müzeye erişilebilir.

  • East: Doğu, doğuya doğru

Travel of east  /  Doğu seyahati

  • Eastern: Doğu, doğuya ait

Eastern Europe  /  Doğu Avrupa

  • Easy: Kolay, basit, rahat

an easy exam  /  kolay bir sınav I’ll agree to anything for an easy life.  /  Rahat bir yaşam için her şeyi kabul edeceğim.

  • Eat: Yemek, yemek yemek, tüketmek

I don’t eat meat.  /  Ben et yemem. Would you like something to eat? /  Bir şey yemek ister misiniz?

  • Ekonomic: Ekonomik, iktisadi, hesaplı

social, economic and political issues  /  sosyal, ekonomik ve siyasi konular.

  • Economy: Ekonomi, iktisat

Ireland was one of the fastest-growing economies in Western Europe in the 1990s.  /  İrlanda 1990’larda Batı Avrupa’da en hızlı büyüyen ekonomilerden biriydi.

  • Edge: Kenar

He stood on the edge of the cliff.  /  O, uçurumun kenarında durdu.

  • Edition: Baskı, yayın, tiraj

She collects first editions of Victorian novels.  /  O Viktoria dönemine ait romanların ilk baskılarını toplar. The dictionary is now in its eighth edition.  /  Sözlük şimdi 8. baskıda.

  • Editor: Editör, yayımcı

the editor of the Todays Zaman  /  Todays Zaman’ın editörü

  • Educated: Eğitim görmüş, okumuş, tahsilli, eğitimli

privately educated children  /  özel eğitimli çocuklar

  • Educate: Eğitmek, yetiştirmek, okutmak, eğitim almak

She was educated in the US.  /  O, ABD’de eğitim aldı.

  • Education: Eğitim, öğretim

She completed her education in 1995.  /  O eğitimini 1996’te tamamladı.

  • Effect: Etki, tesir, sonuç, kişisel eşyalar

The insurance policy covers all baggage and personal effects.  /  Sigorta poliçesi tüm bagajları ve kişisel eşyaları kapsar. The stage lighting gives the effect of a moonlit scene.  /  Sahne aydınlatması ay ışığının aydınlattığı sahne etkisi verir. the beneficial effects of exercise  / egzersizin yararlı sonuçları

  • Effective: Etkili

Aspirin is a simple but highly effective treatment.  /  Aspitin basit ama son derece etkili bir tedavi yöntemidir.

  • Effectively: Etkin biçimde, etkili şekilde

The company must reduce costs to compete effectively.  /  Şirket etkin biçimde rekabet edebilmek için maliyetleri azaltmalıdır.

  • Efficient: Verimli, etkili

We offer a fast, friendly and efficient service.  /  Biz hızlı, samimi ve verimli bir hizmet sunuyoruz.

  • Effort: Çaba, gayret

We arrived with effort of driver  /  Şöfürün çabası ile ulaştık.

  • Egg: Yumurta

The female sits on the eggs until they hatch.  /  Dişi onlar yumurtadan çıkana kadar yumurtalarda oturur.

  • Eighteen: On sekiz

She is eighteen years old.  /  O, on sekiz yaşında

  • Eight: Sekiz

I was born eight years ago  /  Ben sekiz yıl önce doğdum.

  • Eighth: Sekizinci

the eighth century  /  sekizinci yüzyıl

  • Eighty: Seksen

My grandfather is eighty years old.  /  Benim büyük babam seksen yaşında.

  • Either: ya da, ikisinden biri,

I’m going to buy either a camera or a DVD player with the money.  /  Ben para ile bir camera ya da DVD oynatıcıdan birini almaya gidiyorum.

  • Elbow: Dirsek

He’s fractured his elbow.  /   Onun dirseği kırıktı.

  • Elderly: Yaşlı, ihtiyar

an elderly couple  /  ihtiyar bir çift

  • Elect: Seçmek

the newly elected government  /  yeni seçilen hükumet She became the first black woman to be elected to the Senate.  /  O, senato için seçilen ilk siyah kadın oldu.

  • Election: Seçim

In America, presidential elections are held every four years.  /  Aerika’da başkanlık seçimleri her dört yılda bir yapılır.

  • Electrical: Elektrik, elektrikli

an electrical fault in the engine  /  motorda bir elektrik arızası

  • Electric: Elektrik, heyecan verici

an electric generator  /  bir elektrik jeneratörü The atmosphere was electric.  /  atmosfer heyecan vericiydi.

  • Electricity: Elektrik

The electricity is off  /  Elektrik kapalı

  • Electronic: Elektronik

This dictionary is available in electronic form.  /  Bu sözlük elektronik ortamda mevcuttur.

  • Elegant: Zarif, şık, çekici

She was tall and elegant.  /  O uzun ve zarifti.

  • Element: Eleman, öge, unsur

Cost was a key element in our decision.  /  Maliyet bizim kararımızda önemli bir unsurdu.

  • Elevator: Asansör, kaldırıcı

I went up to the fifth floor with elevator.  /  Asansörle beşinci kata çıktım.

  • Eleven: On bir

She was chosen for the first eleven.  /   O, ilk on bir için seçildi.

  • Else: Başka, ilaveten, yoksa, aksi halde

What else did he say?  /  O başka ne söyledi? Ask somebody else to help you.  /  Yardım için başkasından rica et.

  • Elsewhere: Başka yer, başka yerde

The answer to the problem must be sought elsewhere.  /   Sorunun cevabı başka yerde aranmalıdır. Our favourite restaurant was closed, so we had to go elsewhere.  /  Bizim favori restoranımız kapalıydı, bu yüzden biz başka yere gittik.

  • Email: E-posta, elektronik posta, elektronik posta göndermek, e-posta göndermek

Patrick emailed me yesterday.  /  Patrick dün bana elektronik posta gönderdi.

  • Embarrassed: Mahcup, utangaç, utanmış

I’ve never felt so embarrassed in my life!  /  Ben hayatımda hiç böyle mahcup hissetmemiştim.

  • Embarrass: Utandırmak, sıkıntı vermek

I didn’t want to embarrass him by kissing her in front of her friends.  /   Ben arkadaşlarının önünde öperek onu utandırmak istemedim. The speech was deliberately designed to embarrass the prime minister.  /  Konuşma başbakana sıkıntı vermek için kasıtlı olarak tasarlanmıştı.

  • Embarrassing: Utanç verici, can sıkıcı, utandırıcı

an embarrassing mistake  /  utanç verici bir hata

  • Embarrassment: Utanma, sıkıntı

Her resignation will be a severe embarrassment to the party.  /  Onun istifası parti için ciddi bir sıkıntı olacaktır.

  • Emerge: Çıkmak, ortaya çıkmak

She finally emerged from her room at noon.  /  O, nihayet öğle saatlerinde odasından çıktı.

  • Emergency: Acil durum, tehlike

This door should only be used in an emergency.  /  Bu kapı sadece acil durumlarda kullanılmaktadır.

  • Emotional: Duygusal, hassas

a child’s emotional and intellectual development  /  çocuğun duygusal ve zihinsel gelişimi

  • Emotion: Duygu, his

He lost control of his emotions.  /  O duygularının kontrolünü kaybetti.

  • Emphasis: Vurgu, önem

The course has a vocational emphasis.  /  Kursun mesleki bir önemi vardır.

  • Emphasize: Vurgulamak

‘This must be our top priority,’ he emphasized.  /  “Bu bizim en önceliklimiz olmalı” diye vurguladı.

  • Empire: İmparatorluk

the Roman empire  /  Roma imparatorluğu

  • Employee: İşçi, eleman, personel, görevli, çalışan

The firm has over 500 employees.  /  Firma 500’ün üzerinde çalışana sahip.

  • Employ: İş vermek, istihdam etmek, çalıştırmak, görevlendirmek, kullanmak

How many people does the company employ?  /  Şirket ne kadar insanı istihdam eder?

  • Employer: İşveren, patron

They’re very good employers  /  Onlar çok iyi işverendir.

  • Employment: İş, görev, istihdam

conditions of employment  /  istihdam koşulları

  • Empty: Boş, boşaltmak,

He emptied the ashtrays, washed the glasses and went to bed.  /  O kül tablalarını boşalttı, bardakları yıkadı ve yatağa gitti.

  • Enable: Etkinleştirmek, olanak tanımak, izin vermek

The software enables you to create your own DVDs.  /  Yazılım kendi DVDlerinizi oluşturmanıza olanak sağlar.

  • Encounter: Karşılaşmak, rastlaşmak

Three of them were killed in the subsequent encounter with the police.  /  Onlardan üçü polisle sonraki karşılaşmalarında öldürüldü.

  • Encourage: Teşvik etmek, cesaretlendirmek, desteklemek

My parents have always encouraged me in my choice of career.  /  Ebeveynlerim kariyer seçimimde daima beni destekler. Banks actively encourage people to borrow money.  /  Bankalar aktif olarak insanları borç almaya teşvik eder.

  • Encouragement: Teşvik, destek

a few words of encouragement  /  birkaç destek sözü

  • End: Son, uç, bitirmek, bitmek

The road ends here.  /  Yol burada bitiyor. How does the story end?  /  Hikayenin sonu nasıl?

  • Ending: Son, bitirme, sona erme

the anniversary of the ending of the Pacific War  /  Pasifik Savaşı’nın bitiş yıl dönümü

  • Enemy: Düşman, hasım

He has a lot of enemies in the company.  /  Onun şirkette birçok düşmanı var. Poverty and ignorance are the enemies of progress.  /  Yoksulluk ve cehalet ilerlemenin düşmanlarıdır.

  • Energy: Enerji, güç, kuvvet

It’s a waste of time and energy.  /  O, enerji ve zaman kaybıdır.

  • Engaged: Meşgul, nişanlı

I was very engaged.  / Ben çok meşgüldüm. When did you get engaged?  /  Siz ne zaman nişanlandınız?

  • Engage: Meşgu

It is a movie that engages both the mind and the eye.  /  O film gözleri ve zihni meşgul eder.

  • Engine: Motor, makine

My car had to have a new engine.  /  Arabamın yeni bir motoru olması gerekir.

  • Engineer: Mühendis

They’re sending an engineer to fix the phone.  /  Onlar telefonun tamiri için bir mühendis gönderdi.

  • Engineering: Mühendislik

The bridge is a triumph of modern engineering.  /  Köprü modern mühendisliğin başarısıdır.

  • Enjoyable: Eğlenceli, zevkli, keyifli

an enjoyable weekend  /  eğlenceli bir hafta

  • Enjoy: Hoşlanmak, eğlenmek, tadını çıkarmak, keyif almak

Thanks for a great evening. I really enjoyed it.  /  Harika akşam için teşekkürler. Ben gerçekten keyif aldım.

  • Enjoyment: Zevk, haz, eğlenme, keyif alma, mutluluk

The rules are there to ensure everyone’s safety and enjoyment.  /  Kurallar herkesin güvenliğini ve mutluluğunu sağlamak için vardır. Children like to share interests and enjoyments with their parents.  /  Çocuklar ebeveynleri ile ilgi ve zevklerini paylaşmaktan hoşlanırlar.

  • Enormous: Çok büyük, devasa, muazzam, kocaman

The problems facing the President are enormous.  /  Başkanın karşılaştığı sorunlar çok büyük.

  • Enough: Yeter, yeterli, yeterince

This house isn’t big enough for us.  /  Bu ev bizim için yeterince büyük değil.

  • Enquiry: Soruşturma, araştırma, sorgu, soru

a murder enquiry  /  bir cinayet soruşturması enquiries from prospective students  /  aday öğrencilerden gelen sorular

  • Ensure: Sağlamak, garantiye almak

Victory ensured them a place in the final.  /  Zafer, onların finaldeki yerini garantiye aldı.

  • Enter: Girmek, giriş, katılmak, içeri girmek

Knock before you enter.  /  İçeri girmeden önce kapıyı çalın.

  • Entertain: Ağırlamak, misafir etmek, eğlendirmek, hoşça vakit geçirmek

Barbecues are a good way of entertaining friends.  /  Barbekü arkadaşları ağırlamanın iyi bir yoludur.

  • Entertaining: Eğlendirici

I found the talk both informative and entertaining.  /  Ben konuşmayı bilgilendirici ve eğlendirici buldum. She was always so funny and entertaining.  /  O daima çok komik ve eğlenceliydi.

  • Entertainment: Eğlence, ağırlama

There will be live entertainment at the party.  /  Partide canlı eğlence olacaktır.

  • Enthusiasm: Coşku, heyecan, heves, şevk

I can’t say I share your enthusiasm for the idea.  /  Fikir için senin heyecanını paylaştığımı söyleyemem.

  • Enthusiastic: Hevesli, coşkulu, istekli, heyecanlı

an enthusiastic supporter  /  coşkulu bir destekçi

  • Entire: Tüm, bütün, tam, hepsi

The entire village was destroyed.  /  Tüm köy yıkıldı. I have never in my entire life heard such nonsense!  /  Ben bütün hayatım boyunca böyle bir saçmalık duymadım.

  • Entirely: Tamamen

I entirely agree with you.  /  Ben sizinle  tamamen aynı fikirdeyim.

  • Entitle: Yetki vermek, ünvan vermek, hak etmek, isimlendirmek

You will be entitled to your pension when you reach 65.  /  65 yaşına ulaştığınız zaman emekliliği hak edeceksiniz. He read a poem entitled ‘Salt’.  /  Tuz isimli bir şiiri okudu.

  • Entrance: Giriş, antre

the entrance to the museum  /  müze girişi I’ll meet you at the main entrance.  /  Ana girişte seninle buluşacağız.

  • Entry: Giriş, girdi, kayıt

The children were surprised by the sudden entry of their teacher.  /  Öğretmenleri aniden gireren çocukları şaşırttı.

  • Envelope: Zarf

a prepaid envelope  /  ön ödemeli bir zarf

  • Environmental: Çevresel

the environmental impact of pollution  /  kirliliğin çevresel etkileri

  • Environment: Çevre, ortam

An unhappy home environment can affect a child’s behaviour.  /  Mutsuz bir ev ortamı çocuğun davranışlarını etkileyebilir. measures to protect the environment  /  çevreyi korumak için önlemler

  • Equal: Eşit, aynı, denk, =

2x plus y equals 7 (2x+y=7)   /  2x artı y eşittir 7 (2x+ty=7) A metre equals 39.38 inches.  /  Bir metre 39.38 inçe eşittir.

  • Equally: Eşit olarak, aynı derecede

Diet and exercise are equally important.  /  Diyet ve egzersiz aynı derecede önemlidir. We try to treat every member of staff equally.  /  Biz kadronun her üyesine eşit olarak davranmaya çalışıyoruz.

  • Equipment: Ekipman, donanım, teçhizat, araç, gereç

The equipment of the photographic studio was expensive.  /  Fotoğraf stüdyosunun ekipmanları pahalı.

  • Equivalent: Eş değer, karşılık

Send €20 or the equivalent in your own currency.  /  20 euro ya da sizin kendi para biriminizdeki karşılığını gönderin.

  • Error: Hata, yanlışlık

No payments were made last week because of a computer error.  /  Bir bilgisayar hatasından dolayı geçen hafta ödeme yapılmadı.

  • Escape: Kaçış, kurtulma, kaçma

Two prisoners have escaped.  /  İki mahkum kaçtı. They were caught trying to escape.  /  Onlar kaçmaya çalışırken yakalandı.

  • Especially: Özellikle, bilhassa

I love Rome, especially in the spring.  /  Roma’yı seviyorum, özellikle baharda.

  • Essay: Deneme, girişim

His first essay in politics was a complete disaster.  /  Onun politikadaki ilk girişimi tam bir felaketti.

  • Essential: Gerekli, zorunlu, başlıca, asıl gerekli olan şey, şart

the essentials of English grammar  /  İngilizce gramerin şartları

  • Essentially: Esasen, aslında, başlıca

He was, essentially, a teacher, not a manager.  /  O aslında bir öğretmendi, yönetici değil.

  • Establish: Kurmak, belirlemek, saptamak, yapmak

The committee was established in 1912.  /  Komite 1912’de kuruldu.

  • Estate: Arazi, mülk, miras

He left estate valued at a million dollars.  /  Bir milyon değerinde miras bıraktı. a 3000-acre estate  /  3000 dönümlük arazi

  • Estimate: Tahmin, tahmin etmek

The satellite will cost an estimated £400 million.  /  Uydu tahminen 400 milyon paunda mal olacak.

  • Euro: Euro, Avrupa Birliği para birimi

the value of the euro against the dollar  /  dolar karşısında euronun değeri

  • Even: Bile, dahi, hatta, eşit, düz

Our points are now even.  /  Puanlarımız şimdi eşit. You need an even surface to work on.  /  Üzerinde çalışmak için düz yüzeye ihtiyacınız var.

  • Evening: Akşam

I’ll see you tomorrow evening.  /  Yarın akşam seni göreceğim.

  • Event: Olay, durum, vaka

The election was the main event of 2008.   /  Seçim 2008’in ana olayıydı.

  • Eventually: Sonunda, nihayet, neticede

She hopes to get a job on the local newspaper and eventually work for ‘The Times’.  /  O yerel bir gezetede bir iş ve sonunda da The Times için çalışmayı umuyor.

  • Ever: Hiç, asla, hep

 

  • Everybody:  Herkes

Have you asked everybody?  /  Herkese sordunuz mu?

  • Every: Her

She knows every student in the school.  /  O, okuldaki her öğrenciyi bilir.

  • Everyone: Herkes

Everyone has a chance to win.  /  Herkes kazanmak için bir şansa sahip. Everyone brought their partner to the party.  /  Herkes partiye partnerini getirdi.

  • Everything: Her şey

When we confronted him, he denied everything.  /  Onunla yüzleştiğimizde, o her şeyi inkar etti.

  • Everywhere: Her yer, her yerde

I’ve looked everywhere.  /  Ben her yere baktım. He follows me everywhere.   /  O her yerde beni takip eder.

  • Evidence: Kanıt, delil, bulgu, kanıtlamak

We found further scientific evidence for this theory.  /  Bu teori için daha fazla bilimsel kanıt bulduk.

  • Evil: Kötü, fena

the eternal struggle between good and evil  /  İyi ve kötü arasındaki sonsuz mücadele

  • Exact: Tam, kesin, doğru

She gave an exact description of the attacker.  /  O, saldırganın tam tanımını verdi.

  • Exactly: Tam olarak, aynen, kesinlikle

I know exactly how she felt.  /  Neler hissettiğini tam olarak biliyorum. Where exactly did you stay in France?  /  Fransa’da tam olarak nerede kaldınız?

  • Exaggerated: Abartılı, aşırı

He looked at me with exaggerated surprise.  /  O, aşırı şaşkınlıkla bana baktı.

  • Exam: Sınav

I got my exam results today.  /  Bugün sınav sonuçlarımı aldım.

  • Examination: Sınav, inceleme, muayene

successful candidates in TOEFL examinations  /  TOEFL sınavlarında başarılı olan adaylar.

  • Examine: İncelemek, sınamak, sorgulamak

These ideas will be examined in more detail in Chapter 10.  /  Bu fikirler bölüm 10’da daha detaylı incelenecek.

  • Example: Örnek, misal

This dictionary has many examples of how words are used.  /  Bu sözlükte kelimelerin nasıl kullanıldığını gösteren çok örnek var.

  • Excellent: Mükemmel

She speaks excellent French.   /   O mükemmel Fransızca konuşur.

  • Except: Hariç, haricinde, hariç, başka

I didn’t tell him anything except that I need the money.  /  Ben para ihtiyacının dışında ona herhangi bir şey anlatmadım.

  • Exception: İstisna

Most of the buildings in the town are modern, but the church is an exception.  /  Kasabadaki binaların çoğu modern, fakat kilise bir istisna.

  • Exchange: Değiştirmek, değiş tokuş, takas, bozdurma

You can exchange your currency for dollars in the hotel.  /  Otelde kendi para biriminizi dolar için bozdurabilirsiniz.

  • Excited: Heyecanlı, coşkulu

Some drivers become excited when they’re in traffic.  /  Bazı sürücüler trafikte oldukları zaman heyecanlanırlar.

  • Excite: Heyecanlandırmak, uyarmak, tahrik etmek

The prospect of a year in India greatly excited her.  /  Hindistan’da bir yıl ihtimali onu çok heyecanlandırdı.

  • Excitement: Heyecan, coşku, uyarılma

The news caused great excitement among her friends.  /  Haber, onun arkadaşları arasında büyük heyecana neden oldu.

  • Exciting: Heyecan verici

one of the most exciting developments in biology in recent years  /  son yıllarda biyolojideki en heyecan verici gelişmelerden biri

  • Exclude: Dışlamak, hariç tutmak, çıkarmak, dışında

The cost of borrowing has been excluded from the inflation figures.  /  Borçlanma maliyeti enflasyon rakamlarının dışında tutulmuştur.

  • Excluding: Hariç

Lunch costs £10 per person, excluding drinks.  /  Öğle yemeği ücreti kişi başına 10 sterlin, içecekler hariç.

  • Excuse: Bahane, mazeret, bağışlamak, affetmek

You must excuse my father. /  Siz babamı bağışlamalısınız. Nothing cannot excuse for such rudeness.  /  Hiçbir şey böyle terbiyesizlik için bahane olamaz.

  • Executive: Yönetici, idareci, yürütme, yönetme

She has an executive position in a finance company.  /  O bir finans şirketinde yönetici pozisyonuna sahip.

  •  Exercise: Egzersiz, alıştırma, egzersiz yapmak, uygulamak, kullanmak

How often do you exercise?  /  Ne sıklıkla egzersiz yaparsınız?

  • Ex: Önceki, eski

ex-wife   /  eski eş

  • Exhibit: Sergi, sergilemek, göstermek, sergilenen şey

The museum contains some interesting exhibits on Spanish rural life.  /  Müze İspanyol kırsal hayatının bazı sergilerini içerir.

  •  Exhibition: Sergi, sergileme, teşhir, gösteri

Have you seen the Picasso exhibition?  /  Picasso sergisini gördünüz mü?

  • Existence: Varlık, var oluş

I was unaware of his existence until today.  /  Ben bugüne kadar onun varlığından habersizdim.

  • Exist: Var olmak, bulunmak

Does life exist on other planets?  /  Diğer gezegenlerde hayat var mı?

  • Exit: Çıkmak, çıkış

There is a fire exit on each floor of the building.  /  Binanın her katında yangın çıkışı var.

  • Expand: Genişletmek, büyütmek, genişlemek, büyümek

Metals expand when they are heated.  /  Metaller ısındığı zaman genişler.

  • Expectation: Beklenti, umut

There was a general expectation that he would win.  /  Onun kazanacağına dair genel bir beklenti var.

  • Expected: Beklenen

this year’s expected earnings  /  bu yılın beklenen kazançları

  • Expect: Beklemek, ummak

We are expecting a rise in food prices this month.  /  Biz bu ay gıda fiyatlarında bir artış bekliyoruz.

  • Expense: Gider, masraf, harcama

She always travels first-class regardless of expense.  /  O daima maliyet gözetmeden birinci sınıf seyahat eder.

  • Expensive: Masraflı, pahalı

I can’t buy it, it’s too expensive.  /  Ben onu alamam, çok pahalı.

  • Experienced: Deneyimli, tecrübeli

She’s very young and not very experienced.  /  O çok genç ve tecübeli değil.

  • Experience: Deneyim, tecrübe, yaşamak

Everyone experiences these problems at some time in their lives.   /  Herkes yaşamının bazı dönemlerinde böyle problemler yaşar.

  • Experiment: Deney, deneme

 

  • Expert: Uzman, bilirkişi

They are all expert in this field.  /  Onlar bu alanda uzmandır.

  • Explain: Açıklamak, anlatmak, izah etmek

First, I’ll explain the rules of the game.  /  İlk olarak, ben oyunun kurallarını açıklayacağım.

  • Explanation: Açıklama, izah

The book opens with an explanation of why some drugs are banned.  /  Kitap niçin bazı ilaçların yasaklandığının açıklaması ile başlar.

  • Explode: Patlamak, patlatmak

The firework exploded in his hand.  /  Havai fişek onun elinde patladı.

  • Explore: Keşfetmek, araştırmak

As soon as we arrived on the island we were eager to explore.  /  Biz adaya ulaşır ulaşmaz keşfetmek için istekliydik.

  • Explosion: Patlama, infilak

300 people were injured in the explosion.  /  Patlamada 300 kişi yaralandı.

  • Export: İhracaat, ihraç etmek, ihraç ürünü

the country’s major exports  /  ülkenin önemli ihraç ürünleri a ban on the export of live cattle  /  canlı sığır ihracaatında yasak

  • Expose: Ortaya çıkarmak, göstermek, sergilemek, gerçekleri açıklamak

My job as a journalist is to expose the truth.  /  Bir gazeteci olarak benim görevim gerçeği ortaya çıkarmaktır.

  • Express: Ekspres, hızlı, açık, nakliye

express delivery services  /  hızlı dağıtım hizmeti an air express company  /  bir hava nakliye şirketi

  • Expression: İfade, anlatım, tabir

an expression of support  /  bir destek ifadesi

  • Extend: Uzatmak, genişletmek, yaymak

There are plans to extend the no-smoking area.  /  Sigara içilmeyen alanı genişletmek için planlar var.

  • Extension: Uzatma, genişletme, ek, ilave

 

  • Extensive: Geniş, yaygın, büyük ölçüde

The fire caused extensive damage.  /  Yangın büyük ölçüde zarara neden oldu.

  • Extent: Derece, kapsam, ölçü

I was amazed at the extent of his knowledge.  /  Onun bilgi derecesine şaşırdım.

  • Extra: Ekstra, ilave, ek, ayrıca

I need to earn a bit extra this month.  /  Bu ay biraz ekstra kazanmalıyım.

  • Extraordinary: Olağanüstü, sıradışı

The president took the extraordinary step of apologizing publicly for his behaviour!  /  Başka davranışları için açıkça özür dileyerek olağanüstü bir adım attı.

  • Extreme: Aşırı, son derece

We are working under extreme pressure at the moment.  /  Biz şu anda aşırı basınç altında çalışıyoruz.

  • Extremely: Aşırı derecede, fazlasıyla

Their new CD is selling extremely well.  /  Onların yeni CDsi fazlasıyla iyi satılıyor.

  • Eye: Göz, bakış, gözetlemek, izlemek

There were tears in his eyes.  /  Gözlerinde yaş vardı.

Bu yazı 103870 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

102 adet yorum var.

  1. Eser dedi ki:

    Teşekkürler güzel bir site ama “M” harfinden sonraki kelimeler neden yok acaba?

  2. The Jordan dedi ki:

    ARKADAŞIM SAGOL AMA M HARFİNDEN SONRAKİLER YOK. KAYNAK SİTEYİ YAYINLA DA ORADAN BAKALIM. YARI YOLDA KOYMAYIN BİZİ.

  3. Cem dedi ki:

    M harfinden devamını bekliyoruz hocam teşekkür ederim

  4. merve dedi ki:

    Merhabalar,güzel bir çalışma olmuş fakat devamını da yayınlar mısınız. Eğer mümkünse klasör halinde bulunuyorsa mail hesabıma atmanızı rica etsem ?

  5. karakuzu dedi ki:

    devamııııııııııııııııı

  6. Yılmaz ÇETİN dedi ki:

    Merhabalar her şeyden önce büyük emek harcayarak, toplum yararına böyle bir çalışmayı paylaştığınız için bütün samimiyetimle teşekkür ederim. Ben Doktora eğitimi için önümüzdeki YDS’ye kendi imkan ve olanaklarımla hazırlanıyorum. Kelime sorularında neye dikkat etmeliyim ve nasıl bir tavsiyeniz olur, ayrıca kelimeler “M”den sonra yok bana rica etsem eposta adresime bu yapmış olduğunuz çalışmanın devamını atarmısınız. Saygılarımla…

  7. yakup dedi ki:

    admin lütfen m harfinden sonrasını yayınlarmısın.

  8. biyolog dedi ki:

    güzel çalışma ellerinize sağlık. M harfinden sonrasını da sabırsızlıkla bekliyoruz.

  9. kelebak dedi ki:

    çok güzel bir paylaşım lakin M’den sonraki kelimeleride bir an önce paylaşırsanız çok büyük hayır duası alırsınız.

  10. gizem dedi ki:

    lütfen M harfinden sonrasını da yayınla

  11. Seyit dedi ki:

    Gerçekten Çoooook güzel bi çalisma olmuş hazirlayanlardan Allah razi olsun…Lütfen bizi yari yolda birakmayin M harfindan sonrakilari da yayinlarsaniz cooook seviniriz…sinava az kaldi… Tekrar Teşekkur ederim….

  12. elif funda kuru dedi ki:

    lütfen en kısa zamanda m harfinden sonraki kelimeleri ekleyebilir misiniz?kelimeler çok güzel ve rahat çalışılıyordu.sınava az kaldı.diğer kaynaklar bu kadar rahat çalışılmıyor.

  13. bilal ÇUN dedi ki:

    Tebrikler çok iyi olmuş emeğinize sağlık çok teşekkür ederim.

  14. ALİ ATEŞ dedi ki:

    EMEĞİNİZ İÇİN ÇOK AMA ÇOK TEŞEKKÜRLER ÇOK FAYDALI OLACAĞINA İNANIYORUM BU ÇALIŞMANIN EMEĞİ OLAN HERKEZE TEŞEKKÜRLER.

    M OLAYDI İYİYDİ 🙂

  15. yasir dedi ki:

    yaz aylarına girdik. Beklemedeyiz..

  16. burak dedi ki:

    devamı yayınlanacak mı acaba?

  17. MEHMET İNCE dedi ki:

    çok güzel birkaynak elinize sağlık allah razı olsun m harfinden sonrasını da gönderebilirseniz çok mutlu olacağız şimdiden teşekkürler

  18. gökhan dedi ki:

    M harfinden sonraki bütün harflerinde eklenmesini rica ediyorum ,nezaman yüklersiniz acaba tam dosyası varsa gmail hesabıma atmanızı istiyorum mümkünse . bu tür çalışmalarınızın çoğalması ile birlikte iyi çalışmalar

  19. yusuf dedi ki:

    admin N harfini bekliyoruz , lütfen ….

  20. Huseyin dedi ki:

    Çok güzel olmuş, fakat yarıda kalmış.

  21. Murat dedi ki:

    Çok güzel bir çalışma Allah razı olsun M den sonrasını da bekliyoruz

  22. gamze dedi ki:

    yaz bitiyor siz daha paylaşmadınız

    • admin dedi ki:

      15 Ağustosta hepsi tamamlanmış olacak efendim.

      • Allah razı olsun admin sonunda tamamliyorsunuz galeba bayadır sizi takip ediyordum ne zaman tamamlicaksiniz diye…bugün farkettim N ve O harfini de eklemiişsiniz…15 ağostusta tamamlarsaniz süper olacak…şimdide emeği geçen herkese teşekkürler ederim….ellerinize sağlık

        • admin dedi ki:

          Rica ederim. Sizden de Allah razı olsun… En kısa zamanda tamamlayacağız inşallah. Saygılar, iyi çalışmalar…

          • Pardon 07.Eylül’e kadar tamamlarsaniz sevinirim diye yazacaktım 15 Ağustos yazmışım 🙂 bi düzeltme yapım istedim 🙂 yine de çok teşekkürler bugün baktım R harfına kadar tamamlamişsiniz….inşallah yakın zamanda tamamlanacaktır….Ellerinize tekrar sağlık

          • admin dedi ki:

            Tamamlayacağız inşallah. Teşekkürler, sağ olun 🙂

  23. benzin dedi ki:

    Admin paylaşım için teşekkürler hepsi tamamlanınca mükemmel olacak herkese iyi çalışmalar.

  24. onur dedi ki:

    Güzel bir çalışma umarım hepsi tamamlanır teşekkürler.

  25. benzin dedi ki:

    15 ağustosta tamamlanacak demiştiniz acaba devamı gelecek mi?

  26. serkan dedi ki:

    sayın admin, elinize emeğinize sağlık. çok yararlı bir paylaşım olmuş ayrıca sitede çok güzel..Allah razı olsun.

  27. Ebru dedi ki:

    Hakkaten cok faydali olmus ya emege saglik kim ya da kimler hazirladiysa, cok tesekkurler. Takipteyim devami da gelir umarim yakinda.

  28. aysu dedi ki:

    Emeğinize sağlık, çok faydalı bi çalışma olmuş.

  29. yunus emre alper dedi ki:

    hiç sevmedim ben bu siteyi şikayiçiyim iyreç aradan cümeleri bulamıyom 1 saat tir dolaşıyom

  30. jeff buckley dedi ki:

    S’den sonrası ne zaman gelecek acaba?

  31. ilgili dedi ki:

    S’den sonrası ne zaman gelecek?

  32. enes dedi ki:

    Emeğinize sağlık.gerçekten çok özel ve güzel bir çalışma herkesin işine yarayacak bir çalışma.Acaba bu kelimelerin word dosyası olarak indire bileceğimiz bir alternatif var mı ? Şimdiden teşekkür ederim.Kolay gelsin 🙂

  33. gunay dedi ki:

    Emeği geçenlere Tesekkurler, guzel çalışmalarınızin devamini dilerim. Cok faydali bir calisma oldu benim için. Sevgiler,,

  34. Zafer(victory) dedi ki:

    Bu kelimelerin çok yararlı olacağına inanıyorum fakat A-Z’ye tüm kelimeler olursa daha iyi olur. Emeğinize sağlık 🙂

  35. ozay dedi ki:

    kelimeler cok asagi seviyede.gunluk konusma yada okumada karsina cok ciktigindan hepsini biliyorum, ahim sahim bilinmeyecek bi kelime yok

  36. Zafer BEKTAŞ dedi ki:

    Merhaba bende sizi kutluyorum elinize saglık

  37. Zafer BEKTAŞ dedi ki:

    Elinize sağlık …

  38. Aydoğan dedi ki:

    Ellerinize kollarınıza sağlık çok güzel olmuş Allah razı olsun

  39. hulya dedi ki:

    S harfinden sonrakiler ne zaman eklenecek acaba? tamamlarsanız çok memnun olurum.

  40. kerem dedi ki:

    kim ne derse desin böylesi bir çalışma başka hiçbir yerde bedava yok. i. hakkı mirici nin kitabı var ama bedava değil. helal size arkadaşlar. yds için birebir. “t” harfinden sonrasını da bekliyorum. emeğinize, elinize kolunuza sağlık…

  41. Aysel :) dedi ki:

    Merhaba. Çok değerli bir paylaşımda bulumuşsunuz teşekkür ediyorum.T harfinden sonrakileri de yayınlarsanız YDS için bulunmaz bir kaynak olacaktır. Bahardaki YDS ye hazırlanan biri olarak dört gözle bekliyorum.

  42. Zafer BEKTAŞ dedi ki:

    Tesekkür ederim

  43. Zafer BEKTAŞ dedi ki:

    inşallah hepimize yararlı olur.sayglarımı sunarım

  44. Zafer BEKTAŞ dedi ki:

    çok teşekkürler

  45. Erkan dedi ki:

    Bunlar YDS kelimeleri değil. Neredeyse hepsi pre-intermediate seviyesi. İnsanların vaktini çalmayın YDS yazarak. Ama ingilizceye yeni başlayanlar için güzel bir kaynak.

  46. Turgay Selim CANGARLI dedi ki:

    Çok güzel bir çalışma… Hepinizin ellerine ve emeklerine
    sağlık..

  47. enigma teras dedi ki:

    Admin S’den sonrası ne zaman yayınlanacak?

  48. kerem dedi ki:

    hocam bu işi yarım bıraktınız. oldu mu şimdi? bir o kadar da takipçiniz olmasına rağmen acaba çalışmanızı tamamlama konusunda çekimser kalmanızın geçerli bir sebebi var mı?

  49. Kubilay dedi ki:

    Merhaba. Çalışma çok iyi! Çok teşekkür ediyorum.

  50. kazim dedi ki:

    Harika bir çalışma olmuş çok dua alıyorsunuz. Haberiniz olsun.

  51. alamarat dedi ki:

    kardeş ellerine sağlık.
    harikasın sen.

  52. Taner dedi ki:

    Bunları buraya koyandan Allah Razı olsun. Süpersiniz. Bu emek takdiri hak eder. o kadar işime yaradı ki… püüüü …. kelimeler kifayetsiz.

  53. zugo32 dedi ki:

    merhaba acaba ne zaman tamamlarsınız diye sorucaktım da çünkü bu yıl son senem ve sınava gireceğim ?

  54. Zehra Aktan dedi ki:

    Merhaba,
    T harfinden sonraki kelimeler nerede ?

  55. Umut dedi ki:

    Allah razı olsun yapandan yaptırandan. YDS’de emek veren bütün arkadaşlara başarılar.

  56. ahmet dedi ki:

    Elinize emeğinize sağlık , umarım en kısa zamanda t harfinden sonrası da gelir.

  57. fatma sönmez dedi ki:

    Çok güzel bir kaynak olmuş hakkınızı helal edin.

  58. okan dedi ki:

    Merhabalar. Bunun rusça icin olan versiyonunu da yaparsaniz cok buuk sevap islersiniz 🙂

  59. Melike Akdoğan dedi ki:

    Merhaba; T harfinden sonrasını da sabır ve dua ile bekliyoruz. 🙂

  60. Bilgehan dedi ki:

    Merhaba. Lütfen ”M” harfinden sonrasınıda yayınlar mısınız sınav kapıda , yaklaştı. Bu arada çok güzel olmuş emeğinize sağlık.

  61. hazelitam dedi ki:

    eksik harflerin devamını ne zaman yayınlıycaksınız acaba dört gözle beklemekteyiz saol çok saolun yardımlarınız için :)))

  62. Caner İLİDİ dedi ki:

    çok başarılı fakat pdf halinde dosya olarak yokmu indirebilmek için

  63. sait dedi ki:

    lütfen t den sonrasını da eklermisiniz

  64. yeşim özbek dedi ki:

    Admin Lütfen U harfinden sonrasını da ekleyebilirmisin lütfen çok çok ihtiyacım var teşekkür ederim

  65. Adem dedi ki:

    Rica etsem T den sonrasin eklermisiniz? Tesekkurler

  66. bekir çelik dedi ki:

    Teşekkürler, çok başarılı bir çalışma olmuş, U harfinden sonrasını da tamamlarsanız çok iyi olur, kolay gelsin, iyi çalışmalar…

  67. Nur dedi ki:

    Elinize saglik peki sadece bu kadar mı?

  68. AZİZMERCAN dedi ki:

    Ellerinize sağlık .Çok güzel ve faydalı olmuş.Teşekkürler

  69. esin dedi ki:

    Allah razı olsun çok faydalı oldu emeğinize sağlık.

  70. emin akbalık dedi ki:

    admin v harfinden sonrasını da koyabilirmisin???

  71. nehir okay dedi ki:

    Merhaba. V harfinden sonrası da eklenecek mi acaba? Şimdiden teşekkürler.

  72. fatih dedi ki:

    Ellerinize sağlık bu güzel ve yararlı paylaşım için, ‘U’ dan sonrasını da sabırsızlıkla bekliyoruz , teşekkürler 🙂

  73. bülent dedi ki:

    Elinize sağlık, hadi son bir gayret, w,x,y,z’yi bekliyoruz.

  74. ÇETİN dedi ki:

    NASIL İNDİREBİLİRİZ.HARİKA BİR ÇALIŞMA ELİNİZE EMEĞİNİZE SAĞLIK

  75. Ahmet dedi ki:

    Çalışma için Allah razı olsun

  76. Şafak dedi ki:

    EMEĞİNİZE sağlık.X,Y,Z bekliyoruz.

  77. urgan dedi ki:

    merhaba, elinize sağlık harika bir çalışma olmuş

  78. Jerfi dedi ki:

    abi bu ne ya! bence bunlar klasik sözlükteki ilk bilmem kaç kelime

  79. Istanbul ithalat - ithal Çin ürünleri dedi ki:

    Pardon adminim. Gördüm. Cevap için çok çok teşekkür ederim.

  80. Oguz dedi ki:

    Hocam iyi günler. Ben bu yayınladığınız kelimelerin çıktısını alıp çalışabilir miyim sizin için bir mahsuru yoksa?

  81. Alper dedi ki:

    Çok kıymetli bir çalışma. Hakkınızı helal edin. Elinize kolunuza zihninize sağlık. Allah razı olsun

  82. ceros dedi ki:

    hocam mrb. YDS altyapım buradaki kelimeleri kopyalayıp cıktısını almam lazım ızın verır mısınız?

  83. Leyla dedi ki:

    Çok teşekkür ederim çok faydalı Allah razı olsun emeklerinize sağlık 😊

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun